Son zamanlarda Sultanbeyli Belediyesi’ne gerekli olmadığı müddetçe gitmemeye çalışıyorum.
Nedeni çok tehlikeli biri olmamdan kaynaklanıyor. Eksik veya yanlışlarından dolayı yaptığım eleştirilerden beni düşman ilan edenler, selam verdiğim kişileri de benle işbirliği yapıyor diyerek zan altında bırakıyorlar. Selam verip sohbet ettiğim kişileri bana bilgi ve belge verdikleri için takibe aldıklarını sağdan soldan duyuyorum. Bu yüzden bazı kişiler benle görünmekten korkuyorlar. Arada bir bazı uyanıklar gelip belediyede şu işim var, falancayı arada işimi halledeyim bahanesiyle belediyede hangi başkan yardımcısı veya hangi birim müdürü ile diyalog halinde olduğumu öğrenmeye çalışmaları beni gereğinden fazla güldürüyor. Çünkü belediyede görevli hiç kimseyle bu anlamda bir diyaloğum yok. Bu nedenle Birilerini gönderip beni denemenize de gerek yok. Yani belediye kurumunda görevli hiç kimseden ne bilgi nede belge isteme gibi bir durumum söz konusu değil. Bu nedenle benimle selamlaşan insanları zan altında bırakmak için çaba harcamayın. Çeşitli etkinliklerde bazı birim müdürleri ile tesadüfi bir şekilde yan yana gelme durumum oluyor. Selamlaşarak sohbet etmek istediğimde çok tedirgin oluyorlar. Bazen de normal bir konu için herhangi bir birim müdürünün yanına gittiğimde de aynı telaşı hissediyorum. Geçen gün dayanamadım bir müdüre sordum. “Bende sizi korkutan ne var?” Müdürün dediğini aynen aktarıyorum; “Ahmet Bey, gazetenizde yayınlanan eleştirisel haberlerden dolayı takip altındasınız. Birde sizinle bir araya gelen kim olursa olsun şüpheli olarak takip altına alınıyor.” Anlayacağınız evrak ve bilgi toplamak için belediyeye gittiğimi düşünenler var. Ama durum gerçekten bildiğiniz gibi değil. Çünkü özel olarak bir evrak veya bir yöneticinin açığını yakalamak gibi bir derdim yok. Tek derdim halkın seçtiği belediye yönetiminin doğru hizmetler yapmasıdır. Ancak yanlışlarınız ve hatalarınızı da göz ardı edemem. Toplum yararına olmayan tüm girişimlerinizi eleştirme ve kamuoyuna aktarma gibi bir görevim var. Bana göre son zamanlarda hatalarınız ve eksikleriniz yeteri kadar var. Yapılan yanlış ve hatalar için özel ve gizli çalışmama gerek yok. Çünkü yapılanlar ortada. Bu nedenle kimseden özel ve gizli evrak istememi gerektirecek bir durum söz konusu değil. Daha düne kadar ‘bir yanlışımız, bir hatamız veya bir eksiğimiz olduğunda mutlaka eleştir ki hatalarımızı görelim’ diyen yönetici arkadaşlar vardı. Şimdi o arkadaşlar, beni düşman gösterdikleri gibi belediyede selamlaştığım bazı arkadaşları da benimle iş birliği yapıyormuş ve belediyeyi ispiyonluyorlarmış gibi göstermeleri çirkin bir davranıştan öte ahlaksızlıktır. Yine bazılarını yanıma gönderip sesimi kayıt altına almak kadar küçülenlere de şu hususu üzülerek belirtmek istiyorum. Yüzünüze söylediklerimden daha azını arkanızdan söylüyorum. Demem o ki; düşüncelerimi öğrenmek için ses kaydeden piyon göndermenize gerek yok. Unutmayın ki onlar sizin de sesinizi kaydediyordur. Sultanbeyli’de bu mesleğe başladığım günden bu güne gayri ve gizli olarak hiç kimsenin sesini kayıt altına almadım. Çünkü insanların özeli ve kişisel durumu beni hiç ilgilendirmiyor. Herkes gibi benimde elbet hatalarım olmuştur. Ama asla ahlaksız ve çirkin bir davranış içine girmemişimdir. Bu güne kadar olduğu gibi doğrunuza doğru, yanlışınıza yanlış demeye devam edeceğim. Kamuoyu yararına olan hizmetlerinizi ve projelerinizi paylaşacağım gibi yanlışlarınızı, haksızlıklarını ve hatalarınızı da paylaşacağım. Demem o ki; ‘bir fil yetmez iki fil gönder’ diyenlerden hiçbir zaman olmayacağım. Hani bir deyim var. ‘Cesaret korkunun olduğu yerde doğru olanı yapmaktır’. Ben doğru bildiğimi yapmaya devam edeceğim.
6 BİN AİLEYE KÖMÜR
Sultanbeyli kurulduğu günden bu yana yoksulluk ve işsizlikle mücadele ederken, son yıllarda gelen Suriyeli mültecilerle ekonomik ve sosyal alanda standartların altında kalmaya devam ediyor. Nerdeyse her konuda geride kalan Sultanbeyli, varoş ilçe olmaktan bir türlü kurtulamıyor. 1 Kasım seçiminde İstanbul ilçeleri arasında AK Partiye en yüksek oyu veren Sultanbeyli halkı, karşılık olarak en çok kömürü aldı. Yani tapu, eğitim, sağlık, ulaşım, istihdam, çevre düzeni ve otopark gibi birden fazla sorunu olan ilçenin sadece kömür dağılımında birinci olması, takdire şayan bir durum olmasa gerek. Bende soru işareti oluşturan durum ise, hemen hemen her evde doğalgazın olması. Bir başka konuda; Suriyeli Mültecilerin vergisiz ve ruhsatsız bir şekilde esnaflık yaparak ticaret yapmalarıdır. Kendi vatandaşının en küçük eksiğine bile tolerans tanımayan devletin bu ayrımcılığı yapması bence adil değil. Öte yandan bazı uyanıkların da vergi ve ruhsat sorunu olmadığı için Suriyeli vatandaş adına iş yeri açtıkları da gelen duyumlar arasında. Bana göre devletin bu haksızlığı ortandan kaldıracak bir eylem planı hazırlaması gerekir. Aksi halde bazı uyanıklar, bu durumdan faydalanarak haksız bir kazanç elde etmiş olacaklar.
İLGİLENMEDİĞİM KONULAR
Kişisel olarak kimseyle hiçbir sorunum yoktur.
Hiç kimseden bilgi ve belge almanın peşinde değilim.
Kimseye kumpas kurmanın derdi içerisinde değilim.
Özellikle kimsenin alengirli işlerinin peşinde de değilim.
Özel veya gizli belge peşinde olmama gerek yok. Çünkü her şey ortada.
Belediyedeki görevini bırakıp emlak işleri ile uğraşanlarla da işim yok,
Kısa sürede etkili ticaret yaparak servetini üçe beşe katlayanlar da umurumda değil.
Birine yaranmak için birilerini kötülemeye çalışanlarda ilgimi çekmiyor.
Belediye kurumu içinde birbirinin kuyusunu kazanlarda beni ilgilendirmiyor.
İLGİLENDİĞİM KONULAR
Herkesle dost herkesle arkadaşım.
Mülkiyet sorununu dert edindim.
Eğitim sorunu canımı acıtıyor.
Devlet hastanesi beni hasta ediyor.
Öğretmen açığı ilgi alanımda.
Okul yetersizliği varken satılan araziler umurumda.
Vatandaşa çivi çaktırmazken, belli kurumlara göz yummak beni üzüyor.
Varoş bir ilçe statüsünden çıkamamak beni çileden çıkarıyor.
Sultanbeyli isminden dolayı kalifiye eleman bulamayan iş adamı ve kurumların mağduriyeti beni sinirlendiriyor.
Gereğinden fazla borçlu belediye, beni endişelendiriyor.
Satılığa çıkarılan Özel Hal ve Otogar, işsizliği artıracak.
Artan AVM’ler beni düşündürüyor.
Bakkal ve Manavların yok oluşu, beni dehşete düşürüyor.
You may submit this type of proposal to the funding agency in https://writemyessay4me.org response to a general call for proposals, or because you feel you have a good proposal and want to throw it to them to look at.