malatya oto kiralama parça eşya taşıma canlı casino siteleri casino siteleri sex shop slot siteleri deneme bonusu veren siteler
IDLAC Reklam

Malatya’da 5,6 büyüklüğünde deprem! 6 Şubat’ın artçısı mı? « Haber Takip

20 Mayıs 2026 - 22:09

Malatya’da 5,6 büyüklüğünde deprem! 6 Şubat’ın artçısı mı?

Malatya’da 5,6 büyüklüğünde deprem! 6 Şubat’ın artçısı mı?
Son Güncelleme :

20 Mayıs 2026 - 12:56

Prof. Dr. Okan Tüysüz, Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan ve Prof. Dr. Osman Bektaş, Malatya’daki 5.6 büyüklüğündeki depremin 6 Şubat 2023 depremlerinin gecikmiş artçısı olduğu görüşünde birleşti. Uzmanlar, büyük yıkım beklenmediğini belirtirken artçı sarsıntıların sürebileceği uyarısı yaptı.Malatya’nın Battalgazi ilçesinde bugün saat 09.00’da 5.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. AFAD verilerine göre yaklaşık 7 kilometre derinlikte gerçekleşen sarsıntı, bölgede geniş bir alanda hissedildi.

Deprem uzmanları, sarsıntının ardından bölgenin depremselliğine ve önümüzdeki süreçte dikkat edilmesi gereken noktalara ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.

Bu deprem ne anlama geliyor?

Uzmanlar, bugünkü sarsıntının 6 Şubat 2023 depremlerinin artçısı niteliğinde olduğu konusunda hemfikir.

Dünya Gazetesi’nin haberine göre Deprem uzmanı Prof. Dr. Okan Tüysüz, sarsıntının “Çığlık Fayı” olarak bilinen sistem üzerinde meydana geldiğini ve depremin bu bölgede beklenen türden olduğunu vurguladı. “Burada mevcut bir fayın, üzerine stres birikmiş olan bir fayın kırıldığını gösteriyor” diyen Tüysüz, 6 Şubat 2023 depremlerinin etkisinin bölgede halen sürdüğünü hatırlattı.

Jeofizik Mühendisi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan da X’te yaptığı paylaşımda aynı tespiti paylaşarak bugünkü depremin, 6 Şubat 2023’te gerçekleşen ve toplam sekiz büyüklüğüne denk gelen dört büyük depremin artçısı niteliğinde olduğunu belirtti.

Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş ise sarsıntının “beklenmedik olmadığını” söyleyerek 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin gecikmiş artçıları kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Bektaş, bölgede 2023’ten bu yana sismik hareketliliğin sürdüğüne dikkat çekti.

Hasar riski var mı?

Uzmanlar 5.6 büyüklüğündeki bir depremin sağlam yapılarda büyük yıkım yaratmasının beklenmediği konusunda hemfikir. Tüysüz, “Olağan koşullarda büyük yıkım beklenmez; ancak dayanıksız yapılarda hasar oluşabilir” diyerek umudunu dile getirdi.

Ercan ise daha ayrıntılı bir tablo çizdi: Betonarme yapılarda yıkıntı beklenmediğini, buna karşın taş köy evlerinde duvar çatlamaları, baca ve minare yıkılmalarının yaşanabileceğini söyledi.

Bektaş ise Malatya’nın zemin yapısına ilişkin önemli bir uyarıda bulundu. Kentin deprem açısından kırılgan bir yapıya sahip olduğunu vurgulayan Bektaş, “Malatya’nın zemini oldukça zayıf, yapılar ise yorgun” dedi. Malatya Ovası’nın altında çok sayıda fay hattı bulunduğuna dikkat çeken Bektaş, hangi fay hattının gerilim altında olduğunu bu aşamada net olarak söylemenin mümkün olmadığını ekledi.

Ercan da depremin geniş bir coğrafyada hissedilmesinin tamamen olağan olduğunu belirterek şu açıklamayı yaptı: “Sarsım dalgaları bir havuza atılan taşın dalgaları gibi tüm yer altında erki bitinceye kadar yayılırlar. Evinizin sallanmış olması yıkılacağı anlamına gelmez.”

Artçılar ne zaman biter?

Tüysüz, depremin ardından artçı sarsıntıların yaşanmasının doğal olduğunu belirterek ilk üç gün içinde 4.6-4.7 büyüklüğüne ulaşabilecek artçıların görülebileceğini söyledi. “Daha sonra da olursa bizim için sürpriz olmaz” diyen Tüysüz, bölge halkını temkinli olmaya davet etti. Bektaş da artçı sarsıntıların bir süre daha devam edebileceğini belirtti.

Daha büyük deprem gelir mi?

Bu soru, uzmanların en temkinli yaklaştığı başlık oldu. Bektaş, bugünkü depremin daha büyük bir sarsıntının habercisi olarak yorumlanmaması gerektiğini vurgulayarak “Bunun büyük bir depremin öncüsü olduğunu söyleyemeyiz” dedi.

Ercan da benzer bir tutum sergiledi: “Jeofizik olarak gelecek günlerde daha büyük bir deprem olabilir mi sorusunu yanıtlama olasılığı yoktur” diyerek 55 yıllık deprem bilimcisi olarak böyle bir beklentisinin bulunmadığını ekledi.

Tüysüz ise daha geniş bir coğrafi perspektiften baktı. Doğu Anadolu Bölgesi’nde uzun yıllardır kırılmamış ve deprem üretme potansiyeli taşıyan faylar bulunduğunu vurgulayan Tüysüz, özellikle Bingöl, Palu ve Yedisu çevresine dikkat çekti. “Ne zaman olacağını bilmek mümkün değil. Bugün, yarın, belki 50 sene sonra” diyen Tüysüz, bölge için 5 ve 6 büyüklüğünde depremlerin her an beklenebilecek sarsıntılar olduğunu söyledi.

Ercan, ayrıca depremin teknik boyutunun ötesine geçerek yapısal bir soruna parmak bastı. Türkiye’nin deprem yönetmeliğinin nitelikli olduğunu ancak uygulamada ciddi eksiklikler yaşandığını belirten Ercan, bunun temel nedenini ekonomiye bağladı: “Halkın yüzde 84’ünün geçim sıkıntısı çekmesi, ülke ekonomisinin iyi durumda olmaması depreme karşı önlem alınmasının önündeki ana engeldir. Ekonomisi iyi yönetilmeyen ülkelerin deprem zararlarını azaltma olasılığı yoktur.”

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.