Başlığın anlamı bir şeyi çok isteyen fakat hevesi çabuk geçen anlamına gelir. Aşağıda yaşadıklarım ve tanık olduklarım sonucu bende oluşan duyguların neticesidir. Bazılarının tek derdi küçük dünyalarında kurdukları büyük hayallerin gerçekleşmesi. Bu kişilerin hayallerinin bir süre sonra isteğe dönüşmesiyle başlıyor her şey. İstekleri doğrultusunda mübah sayıyorlar şeytani davranışlarını. Ama kendi tabirleri ile ele geçirdikleri bir yerle yetinmiyorlar. İstiyorlar ki her yer onların olsun! Doğru işleyen bir yeri menfaatleri doğrultusunda bozarlar. Sonra doğru işleyen ne varsa ona göz dikerler. Bozdukları yerin ya kırıntılarını bırakırlar ya da hevesleri geçmiştir ondan bırakırlar. Bu tipler maymun iştahlısından öte. Çünkü meyvesini topladıkları dalları kırıp atarlar.
Birilerinin absürt hayalleri ve bitmek bilmeyen istekleri var. Hayalini kurdukları her şeyi elde etmek için her yolu mübah sayıyorlar. Ne verdikleri sözün önemi var, ne realite ne de vicdani düşünce. Varsa yoksa her şey benim olmalı her makamda ben olmalıyım hırsı var. Toplum ne der, ne ister diye bir dertleri yok. Son günlerde Türkiye genelinde deyim yerindeyse bir temiz eller operasyonu var. Siyaset, futbol, sanat, iş dünyası ve basın mensupları ile ilgili akla ve ahlaka uygun olmayan birçok kirli iddialar sonucu gözaltına alınan veya tutuklanan çok sayıda kişiler var. Bu iddiaların gerçek olup olmadığını kanunlar belirleyecek elbet. Fakat çamur o kadar yoğun ve cıvık ki birilerine sıçramamış olması imkansıza yakın bir durum. Yaşanılan olayların sonucunu kendi vicdanımızda muhakeme ettiğimizde elde ettiğimiz sonuç şu; ahlaksızlık, doymak bilmeyen nefis ve aç gözlülük. Her birini kendi içinde farklı değerlendirebiliriz. Ama ortaya çıkan sonuç tam bir felaket. Toplumsal olarak bizi adalet, toplum vicdanı ve ahlaki duruş kurtarabilir. Bunu sağlamanın temel yolu da adaletin doğru tecelli etmesi. Yukarıda yazdığım ve kamunun gündemini meşgul eden hadiseler silsilesine sadece ulusal bazlı bakmak doğru olmaz. Yerel hatta bölgesel anlamda da sıkça karşılaşabiliyoruz.
BAZILARINDA HER İKİSİ VAR!
Bazı kişilerde her yeri yönetme hayali ve arzusu var. Nefislerinin esiri olanlar için kullanılan bir tabir şöyle; ‘Nefistir seni yolda koyan, yolda kalır nefse uyan’. Geçmişte çokça örneğini yaşadık, nefsine uyanların yolda ve yalnız kaldığını. Aslında yalnız kalma endişesi taşımıyor bu kişiler. Dertleri kimseyle yol yürümek değil. Tüm dert ve istekleri kendileri. Kimilerinde makam, kimilerinde maddi çıkar var. Bazılarında ise her ikisi de var. Talip oldukları makam için yeri geldiğinde Milliyetçi söylemler, yeri geldiğinde ırkçı söylemler, yeri geldiğinde solcu, yeri geldiğinde sağcı, yeri geldiğinde komünist ve yeri geldiğinde İslamcı olabiliyorlar. Yani koşul, şartlar ve ortama göre değişkenlik gösterebiliyorlar. Renk değiştirme uzmanı bukalemun bile bazı noktalarda renk değiştirmede zorlanırken, bunlar zorlanmıyor. Bu da onların birer profesyonel olduğunu gösteriyor. Bu kişilerde sözün bir önemi yok. Verdikleri sözleri çok çabuk unutabilir ya da böyle bir söz vermediklerini ifade ederler. Kişileri veya toplumları kandırmak bunlar için sıradan ve doğaldır. Fakat bunlar zihinlerinde bireysel hareket etseler de, kırıntılarından faydalanan ve aynı zihniyete sahip kişilerle birlikte hareket ederler. Kısacası kişiler düşünce ve amaçlarına göre kısa bir süreliğine de olsa birlikte hareket etmekten kaçınmazlar. Peki; bu kişiler nerde ortaya çıkar? Rantsal menfaatin olduğu her yerde bunlara rastlamak mümkün. Çünkü açgözlüler ve toplum yararına düşünmezler. Bir de sinsiler var. Onlar çok daha tehlikeli. Doğrudan, dürüstlükten, haktan, hakikatten, adaletten yana olduklarını ifade ederler. Söylemlerinde rahmani ama eylemlerinde hep şeytanidirler. Yüzleri güleç görünse de bakışları şeytani, ağızları rahmani olsa da dişleri sırtlansı. Bunlarla bireysel menfaatin olduğu her yerde karşılaşmanız mümkün. Yani siyasi seçimlerde, STK seçimlerinde, Kredi Kooperatif ve Esnaf Odaları seçimlerinde vb. yerlerde sürekli ortaya çıkarlar. Doğru ve doğal akışında işleyen her kuruma göz diken bu tiplerin en çok tercih ettiği nokta ise kasasında nakit bulunan kurumlar. O kokuyu aldılar mı vay o kurumun haline! Maneviyatı güçlü, haktan adaletten yana ve topluma doğru hizmet etme arzusunda olanları tenzih ederek yazılan bir yazı.