Geçtiğimiz günlerde Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Ümraniye’de bir okulun açılışı ve iki okulun temel atma törenine katıldı. Açılış konuşmasında “millet istiyor, devlet yapıyor” dedi. Bakan Avcı, buradaki konuşmasında Ümraniye Belediye Başkanı Hasan Can’ı ilçesine kazandırdığı okullardan dolayı tebrik etti. Ardından eğitime yaptıkları yatırımla sessiz bir devrim gerçekleştirdiklerini aktardı. Ülke genelinde yaptırdıkları okullar, modern sınıflar, akıllı tahtalar, tabletler, ücretsiz kitaplar ve öğretmen atamaları gibi birçok maddeyi sıralayarak yapılan hizmetlerden övgüyle bahsetti. Buraya kadar Bakan Avcı’ya katılıyorum. Gerçekten eğitim konusunda çok önemli hizmetlerde bulundular. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak Bakan Avcı’ya yaptıkları hizmetten dolayı teşekkür ediyorum. Ancak eleştireceğim konularda var. Sultanbeyli’nin eğitim sorununu yıllardır yazıp çizerek gündeme getiriyorum. Sultanbeyli’nin nüfus yoğunluğu nedeniyle her gün öğrenci sayısı artarak devam etmektedir. 73 bin öğrenciye sahip ilçenin mevcut okulları yetersiz ve sınıflar balık istifi misali; bu nedenle acil olarak ek okullar yapılmalıdır. Buna paralel olarak kadrolu öğretmen sayımızda çok az. Sultanbeyli’nin eğitim sorununu yıllardır yazarak gündemde tuttuğumuz ve ilçe halkı olarak yetkililere haykırırcasına iletmeye çalıştığımızı bilmenizde fayda görüyorum. Ama bu güne kadar haykırışımızı ve feryadımızı duyan bir hükümet yetkilisi ile karşılaşmadık. İlçe yöneticileri ise ‘okul yapın’ çağrımıza arsamız yok bu nedenle okul yapamıyoruz diyerek konuyu kapatıyorlar. Fakat aynı ilçe yöneticileri, sağdan soldan arsa toplayıp satabiliyorlar. Bakan Avcı’ya soruyorum. Sultanbeyli halkını millet olarak görmüyor musunuz? Haykırışlarımızı duymuyor musunuz? Ne olursunuz bizim sesimizi duyun, bizde bu ülkenin milletiyiz ve devletimizden okul, 25 kişilik sınıflar, kadrolu öğretmen, tablet, akıllı tahta, yeni masa sandalye, modern sınıflar ve öğrencilerin sportif faaliyetlerini yapacak kapalı alanlar istiyoruz. Madem millet istiyor, devlet yapıyor. Bizim isteğimizi de yapın ne olur. Ak Partinin kuruluşundan bu güne kadar koşulsuz tam destek veren ve en az iki milletvekili çıkarabilecek kadar oy veren Sultanbeylilerin eğitimle ilgili isteklerini gerçekleştirmenizi milletin bir ferdi olarak devletimden istiyorum. Sayın Bakan, yufka yürekli olduğunuzu, eğitime katkılarınızı imkanlar ölçüsünde istekleri yerine getirdiğinizi biliyorum. Tıpkı Ümraniye’nin isteyip devletin yaptığı gibi. Bizde Sultanbeyli milleti olarak acil okul istiyoruz. Ümraniye Belediye Başkanı Hasan Can’a gıpta ile bakıyorum. Çünkü Başkan, devletten her istediğini alarak ilçesine yatırım yapabiliyor. Ama bizim Belediye Başkanımız Hüseyin Keskin, devletten isteme konusunda o kadar başarılı değil, veya istemesini bilmiyor. Ya da istiyor devlet yapmıyor. Devletin Sultanbeyli’ye eğitim yatırımlarını yeteri kadar yapmamasının nedenini bilmiyorum. Ama tek bildiğim konu, İstanbul’un 39 ilçesi arasında eğitim yatırımı en az alan ilçe Sultanbeyli. Yetersiz okul ve sınıflardan dolayı sağlıklı eğitim göremeyen Sultanbeyli’nin öğrencileri, il sıralamasında da sonuncu. TEOG sonuçlarına baktığımızda bariz bir şekilde Sultanbeyli’nin eğitim durumunu görebiliriz. Dışarıdaki algıya göre Sultanbeylili öğrenciler, genetik olarak tembel oldukları için geri kalıyorlar. Ama gerçek öyle değil. Aksine buradaki öğrenciler çok çalışkan, ama diğer ilçelerle eşit imkan ve olanaklara sahip olmadıkları için geride kalıyorlar. Bu nedenle öğrencilerin başarılı olduklarını kanıtlamaları için Bakan Avcı’dan kadrolu öğretmen atamaları ve okul istiyoruz. Umarım Milli eğitim Bakanı Nabi Avcı, Sultanbeyli milletinin bu isteğini bir devlet yetkilisi olarak yerine getirir. Hatırlatmakta fayda görüyorum ki, eğitimin temel ilkelerinden birisi de fırsat eşitliğidir. Umarım Bakan Avcı bu ilke doğrultusunda Sultanbeyli’ye gereken eğitim yatırımını yapacaktır.
21 EKİM GAZETECİLER BAYRAMI
21 Ekim 1860 tarihinde Tercüman-ı Ahval Gazetesi’nin Agah Efendi ve İbrahim Şinasi tarafından ilk özel fikir gazetesi olarak çıkarıldığı gün olan 21 Ekimin Gazeteciler Bayramı olarak ilan edilişinin 155. Yılına geldiğimiz bu günlerde görevlerini bin bir zorlukla yerine getirmeye çalışan gazeteciler, birçok üzücü olaya maruz kalıyor. Görevi kamuoyuna bilgi akışını sağlamak olan gazeteciler görev esnasında dayak, hakaret ve gözaltı muamelelerine maruz kalabiliyor. Çoğu zaman görevlerini yapmasına dahi izin verilmeyen gazeteciler ölümle de burun buruna gelebiliyor. Dünyanın birçok ülkesinde ve Türkiye’de görevleri başında öldürülen gazeteciler, azımsanmayacak kadar fazla. Özgür koşullar çerçevesinde görevlerini yerine getirme özlemi içinde olan gazetecilerin toplumu aydınlatmak ve bilgilendirmek için çalıştıklarının bilinmesi gerekir. Ülkelerin gelişiminde çok önemli bir yere sahip olan gazetecilerin, halkı bilgilendirme, eğitme, kamuoyu oluşturma gibi çok önemli işlevleri bulunuyor. Çalışarak ve emek vererek gazetecilik görevini yağmurda, çamurda, sıcakta, soğukta, zaman zaman ise canını da tehlikeye atarak gerçekleştirdiğinin bilinmesi gerekir. Bu nedenle ülkelerin kalkınmasında ve halkın bilinçlenmesinde Gazetecilerin önemli rolleri vardır. Bu vesile ile tüm gazeteci meslektaşlarımın bayramını tebrik ederek, sağlık ve esenlik içinde çalışmalarını sürdürmelerini diliyorum.
https://majesticpapers.com/.