Bir sessizlik almış başını gidiyor, öyle bir sessizlik ki; sanki üzerimize ölü toprağı serilmiş gibi. Oysa seçim öncesi öyle bir hareketlilik vardı ortalık toz duman, gören ve duyan hayrete düşerdi. Sanki Sultanbeyli altın çağını yaşayacakmış gibi bir hava vardı ortada. Kıran kırana bir mücadele, projeler havada uçuşuyor, adeta birbirileriyle yarışıyorlardı. Ama gel gör ki bütün mücadele Nisan 1’e kadarmış, o heyecan, o çekişme, o rekabet, o hizmet etme azmi ve Sultanbeylili ruhu. (Nisan 1 şakası gibi)Bir yandan STK’lar bir yandan Dernekler bir yandan Odalar bir yandan kanaat önderleri bir yandan Siyasetçiler bir yandan Gazeteciler, bunlar yetmezmiş gibi birde benim gibi sefiller. Kısacası hemen hemen herkes Sultanbeyli’yi şaha kaldırmak için mücadele ve koşuşturma içindeydi. Ama ne hikmetse Nisan 1’den sonra bir sessizlik hakim oldu Sultanbeyli’de, ortalıkta ne bir mücadeleci nede bir projeci kaldı, sanki yer yarıldı hepsi dibine girdi.Düşünüyorum da her şey yolunda mı bu ilçede, sorunumuz yok mu? Tüm çarklar işliyor mu? Baktığım gördüğüm kadarı ile her tarafımız sorun ve neredeyse her şeyimiz eksik. Ama ne hikmetse kimseden ses seda çıkmıyor. Durum böyle olunca, Sultanbeyli’nin kaderi mevcut yöneticilerin insaf ve vicdanına kalıyor. Ben bunları yazınca da kimsenin aklına ters ve aksi bir şey gelmesin. İlçe yöneticileri Sultanbeyli’ye hizmet yapıyor daha fazlasını yapmak içinde çaba harcıyor. Ama yeterli mi, yetersiz mi? bunu kamuoyu takdir edecek. Fakat o kamuoyu nerde? Derdim ve sıkıntım bu. Kısacası ne tenkit eden ne tebrik eden ne soran ne sorgulayan var ortada. Sultanbeylililer hatırlar mı bilmem ama bu ilçede bir kaç yıl önce İş Adamları Derneği kuruldu. Adı Sultanbeyli İş Adamları Derneği.Birçok kişiyle birlikte benimde beklentilerim oluştu bu dernekten. Sultanbeyli’nin yararı doğrultusunda hareket edecekleri, fikir üretecekleri, yatırım yapacakları beklentisiydi beklediğim. Ama gel gör ki sandığımız ve umduğumuz gibi olmadı. Derneğin faaliyetleri birkaç masa başı ve yemekli toplantılardan öteye geçemedi. İş Adamları Derneğinin durumu bu olunca, zavallı halimle arayışlara başladım. Yeni bir dernek kurulmalı, ancak kurulacak dernek genç olmalı, dinamik olmalı, girişken olmalı, kanı kaynamalı ve ilçeye heyecan katmalı mantığı ile bazı girişimlerde bulundum. Bir süre sonra dernek kuruldu, açılışı yapıldı, yönetim ve üyelere baktığımda hepsi genç ve pırıl pırıl delikanlılardan oluşan SUGİAD isimli bir dernek kuruldu. Kurucuları ile yaptığım sohbetlerde güzel düşünceler, gelecekle ilgili planlar, ‘bazıları uçuk’ olsa da gençlerin güzel projeleri ve hayalleri vardı. Ama bu derneğin aktifliği de çok kısa sürdü saman alevi gibi. Dernekten beklentilerim sosyal etkinlikler, dernek binasını inşa etmeleri, kendi aralarında gelir havuzu oluşturmaları, şehriler arası yatırım ağı oluşturmaları, ilçesine yatırım yapmaları, siyaset ve bürokraside etkili olmalarıydı. Galiba çok şey beklemişim ve önemli bir noktayı da kaçırmışım. ‘Küçük hesaplar’ bir iki öğrenciye burs, beş on öğrenciye de ayakkabı bağışı ile dernekçilik yapılıyormuş. Bir derneğin arkasında iş adamları yazıyorsa işin rengi değişir, beklentiler büyük olur. Yani yatırım yapan, yatırım yaptıran, çeşitli kademelere adam yerleştiren,siyasi partilere adam öneren ve güçlü bir oluşum oluşturan yönetim algısı hakim olur kamuoyunda. Öğrendiğim kadarı ile SUGİAD Başkanı siyasi bir partinin ilçe yönetiminde yer bulmuş kendine. Ne diyelim hayırlısı olsun. Sultanbeyli’nin durumu genel itibari ile böyle maalesef. Ne aksayan hizmetleri nede mülkiyet problemini dert eden yok! Başta siyasi parti temsilcileri olmak üzere herkes ya kış uykusunda ya da derin bir sessizliğe bürünmüş. Sanki üzerimize ölü toprağı serpilmiş gibi!.. Ne diyelim Allah sonumuzu hayreylesin. Gerçi birkaç ay sonra genel seçim var, yine kısa süreli bir aksiyon yaşarız.
Not: Sultanbeyli İş adamları Derneğini Babalar, SUGİAD Sultanbeyli Genç İş adamları Derneğini de Oğullar kurmuş.
AHMET IŞIKDAĞ
We will also help you eduessayhelper.org with comprehensive research proposals if that is what you need.