Yerel siyaset, kentte faaliyet gösteren siyasal aktörlerin kentin sorunlarını konu edindikleri, bu çerçevede çözüm ürettikleri, toplumun refah ve mutluluğunu artırmak için mücadele eder. Ama pandemi sürecinin başlamasıyla ne yazık ki; yerel siyasi aktörler sessizliğe büründü.
2020 yılında tüm dünyayı kasıp kavuran coronavirüs, ekonomik kriz ve sosyal kaygılar nedeniyle toplumun psikolojisini alt üst etti. Bu süreçte genel siyasetçi elinden geleni yaparken, yerel siyasetçi susmayı tercih etti. Haliyle vatandaş, seçim dönemlerinde kapılarını çalan siyasi parti ilçe yöneticilerinin pandemi sürecindeki ilgisizliğinden rahatsız. Vatandaş ‘Bu zor günümde kapımı çalmayan, benimle ilgilenmeyen siyasetçiyi kolay günümde ne yapayım’ diyor. Biz gazetecilerin en önemli görevi yönetilenin sesini yönetenlere duyurmak. Yöneten veya yönetmeye aday olanların bu sese kulak vermelerini önemle tavsiye ediyorum.
2020 yılı tüm dünyada baş döndüren olaylara sahne oldu. Sel felaketleri, depremler, yangınlar, uçak kazaları, ekonomik savaşlar ve son olarak coronavirüs hastalığı nedeniyle felaketler yılına dönüşen 2020 insanların hatırlamak istemeyeceği bir yıl olarak tarihteki yerini aldı. Acı, gözyaşı ve ekonomik krizin tavan yaptığı bu yılda sosyal yaşam da durma noktasına geldi. Umutla beklediğimiz 2021 yılının bizlere neler getireceğini bilemiyoruz.
Tüm bu olumsuzluklara karşı ülkelerin genel ve yerel siyasi temsilcileri teyakkuza geçti. Her ülke kendi imkanlarına göre önlemler alarak süreci en az hasarla atlatmaya çalıştı. Bu anlamda ülkemizin siyasetçilerinin de büyük çabalar sarf ettiğini biliyoruz. Özellikle sağlık alanında dünyaya örnek teşkil edecek derecede başarılı olduklarını biliyoruz. Ama aynı başarıyı ekonomik anlamda söylemek pek mümkün değil. Pandemi nedeniyle sokağa çıkma kısıtlamaları, iş yerlerinin kapatılması, faizlerin yükselmesi ile zamların artırılması gibi faktörler ne yazık ki vatandaşın belini kırma noktasına getirdi. Hükümetin esnafa yönelik kira desteği de sorunu çözecek yeterlilikte değil. İnsan sağlığını önceleyen hükümetin ekonomik kriz ve sosyal yaşamı dengelemek için büyük uğraşlar verdiğini hepimiz biliyoruz. Muhalefetle birçok konuda anlaşamayan hükümet yetkilileri, söz konusu ülkenin geleceğini ilgilendiren konular olduğunda birlikte karar verip mücadele edebiliyor. Ancak vatandaş aynı mücadeleyi yerel siyasette de görmek istiyor. Ama vatandaş yerel siyasette bunu göremiyor. Birçok İl ve İlçenin Belediyesi zaman zaman gıda desteği ve sosyal etkinlikler yapsa da yeterli gelmiyor.
Bir ilçenin yönetimi sadece Kaymakamlık ve Belediyeden ibaret değildir. Galiba öyle olduğunu sanan yerel siyasetçilerimiz var. O halde bir kentin yönetiminden kimlerin sorumlu olduğunu hep birlikte hatırlayalım.
1- İlçe kaymakamı
2- Belediye Başkanı
3- Belediye Meclisi
4- Belediye Encümeni
5- Mahalle Muhtarları
6- Siyasi Parti İlçe Başkanları
7- Sivil Toplum Kuruluşları
8- Kent Konseyi
9- Kanaat Önderleri ve Yerel Basın Temsilcileri
Yukarıda saydığım sorumluluk sahipleri arasında sorumluluklarını en az yapanların başında siyasi parti ilçe başkanları gelmektedir. Seçim dönemlerinde neredeyse sıkılmadık el bırakmayan siyasi parti ilçe başkanları bu süreçte neredeler, ne yaparlar pek bilinmiyor. Arada bir sosyal medya hesaplarında birkaç mesaj paylaşarak hizmet ettiklerini zannediyorlarsa başka. Ama onun dışında elle tutulur bir icraatlarını görmedim desem yalan olmaz. Bu söylem bütünü için geçerli değil. Fakat ekseriyet böyledir. Seçim dönemlerinde yerel basının kapısını sık sık çalan, ziyaretlerde bulunan ve demeçler veren siyasi parti ilçe başkanlarını pandemi sürecinin başladığı günden bu güne görmüş değilim. Vatandaşın en çok eleştirdiği konuların başında ilçe başkanlarının bu süreçte sessiz kalmaları geliyor. Birçok kentte olduğu gibi Sultanbeyli’de de en çok eleştirilen konuların başında siyasi partilerin ilçe başkanlarının sessizliği geliyor. Yerel siyasetçilerin sorumlu oldukları kentlerde görev yapan basın kurumlarını ve temsilcilerini ziyaret etmelerini önemle tavsiye ediyorum. Gün gelir kişisel sosyal medya sayfanız sesinizi duyurmaya yetmeyebilir. Benden söylemesi…