Sultanbeyli’nin imajını zedeleyen kaçak ve gecekondu şehir, tapu sorunu, Fadime şahin, Ali Kalkancı, Müslüm Gündüz, Cuma olayları yöresel ve bölgesel ayrışmalar, kavgalar, cinayetler, en önemlisi de İstanbul’un başka bir ilçesinde işlenen suçların Sultanbeyli’ye mal edilmesi gibi onlarca olumsuz konu sıralayabilirim. Yıllardır şikayet eder dururuz bu halimizden. Ama nedense değişim için bir adım atmıyoruz. Yaşanılan olaylardan dolayı toplumda olumsuz bir belde olarak algılanan Sarıgazi diğer beldelerle birleşip ilçe olmasıyla birlikte bu kötü gidişe son verdi. Biz neyi bekliyoruz, anlamış değilim.
SARIGAZİ’Yİ HATIRLAYAN VAR MI?
Yanı başımızda çok güzel bir örnek var. 3 beldeden oluşan Sancaktepe’nin Sarıgazi beldesi neredeyse her gün yaşanılan olaylardan dolayı Türkiye genelinde olumsuz bir üne sahipti. Kimsenin gitmek istemediği, memurların tercih etmediği veya yerleşim yeri olarak pek kabul görmediği bir yerdi. Ancak beldelerin birleşimi ile ilçe olan ve adını değiştirerek Sancaktepe yapan bu bölge bir anda cazibe merkezi haline geldi. İsim değişikliği ile olumsuz imajını düzelten Sarıgazi yatırımcılarında merkezi haline geldi. İnsanların psikolojisinde olumsuz bir yer edinen ve ünü Türkiye’ye yayılan bu belde yapılan isim değişikliği ile modern binaların, AVM’lerin ve yatırımcıların gözdesi haline geldi. Eskiden Sarıgazi ismini dahi kullanmaktan kaçınan insanlar, şimdi yer alma yarışı içindeler. Sultanbeyli ve Sancaktepe’yi birleştiren noktada inşa edilen Rings AVM ve konut sitesi tanıtımında Sultanbeyli’nin adını hiç kullanmaması olumsuzluğumuzun bir göstergesi değilimdir?
KONUM BELİRTMEKTEN BİLE ÇEKİNİYORLAR!
Olumsuz imajdan dolayı hastaneler doktor bulmakta zorluk çekiyor. İş adamlarımız ticari misafirlerini başka ilçelerde ağırlıyor. Firmalar teknik eleman bulamıyor. Bir nedenden dolayı istemeyerek te olsa Sultanbeyli’ye gelenler konum atmaktan çekiniyorlar. İlçeye değer katacak bazı projelerle birlikte değiştirilen logonun da işe yaramadığını görüyoruz. Peki, siyasetçilerimiz bu konuda ne yapıyor? Ya da oy verip ilçeyi yönet diye destek verdiğimiz yöneticilerimiz ne yapıyor? Şahit olduğumuz kadarı ile yapılanlar bir işe yaramıyor. Fikir ve proje üreticilerimiz nerede? Dışarıda ve içeride sık sık gezen Kent Konseyi ve Belediye meclis üyeleri hiç mi rahatsız değiller? Muhtarlar veya STK temsilcileri, sizde mi rahatsız değilsiniz? Cumhurbaşkanımızla birden fazla bir araya geldiniz. Hiç mi aklınıza gelmedi? Sultanbeyli’nin olumsuz imajından rahatsız olup kılını kıpırdatmayanlar, insanın ekmek yediği tekneye ihanet etmesiyle eşdeğer bence.
DIŞARISI BİZE KÜSMÜŞ
Geçmişin olumsuzluklarından dolayı Sultanbeyli’nin zedelenen imajını düzeltmeye çalışsak ta bir türlü başarılı olamıyoruz. Dışarıda ucube olarak algılanan bir ilçe konumuna gelmiş olan Sultanbeyli, aynı zamanda dışarıdaki insanların küstüğü bir kent haline gelmiş. Bir iki kurumsal firmanın gelmesi de bir şeyi değiştirmedi. Belediyenin Basın ve Kültür birimleri de pek becerikli olmadıkları için ilçeye yeni bir imaj kazandırmaları söz konusu değil. Birkaç kablolu Tv programları ve kültür Merkezlerinde yapılan ve çok az kişinin ilgi gösterdiği programlar da fayda sağlamıyor. Mülkiyetine kavuşması için gösterilen çabalar da yetersiz. Üstelik son zamanlarda imarsız bölgelerde yapılan kaçak yapılar da cabası.
KARA YAZGIMIZ NE ZAMAN DEĞİŞECEK?
Şehirlerin de bir yazgısı var; ak ya da kara… Bizi, ‘kara yazgı’ buldu. Dışarıdaki gözlere bir ‘leke’ gibi görünmenin acizliğini ve ezilmişliğini iliklerimize kadar yaşıyoruz. Yaşadığımız onlarca olumsuzluktan dolayı hep bir savunma hâlinde olduk. Suçsuzluğumuzu ispat etmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Ama tüm çabalarımız nafileden öteye geçmiyor. Yaptığımız onca değişikliğe rağmen yaftalandığımız olumsuz etiketlerden bir türlü kurtulamıyoruz. Yıllar önce yaşanmış hadiseler bir türlü peşimizi bırakmıyor. Bir kâbus gibi üstümüze çökmüş bu sinsi etiketten dolayı kabuğumuzu kıramıyoruz. Logoyu değiştirmekle olumlu bir hava estirsek te imajı düzeltecek bir verim elde edemedik. Çünkü hafızalarda hala kaçak şehiriz. Memurlar ilçeyi sürgün veya geçiş yeri olarak gördüğü için Sultanbeyli’de durmak istemez. İlçede görev yapan memurların büyük çoğunluğu Sultanbeyli’nin dışında ikamet eder. İş adamlarımız Sultanbeyli’nin dışına taşındılar. İlçe isminin olumsuzluğundan dolayı zedelenen imaj en çokta iş adamlarını etkiliyor. Ama her ne hikmetse iş adamlarının bu anlamda bir girişimleri yok. Ancak aynı iş adamları olumsuz imajdan ötürü Sultanbeyli’nin dışından kalifiye eleman getirememekten dolayı şikayet ediyorlar. Yani hem şikayet edip hem de bir şey yapmamak ayrı bir handikap. Fakat ismin olumsuzluğundan dolayı sorun yaşayan kurum ve esnaflar, dışarıya karşı kendilerini anlatıp savunmaktan yorulmuş gibiler.
NE SIFATMIŞ ARKADAŞ YAPIŞTI KALDI!
Her şeye rağmen Sultanbeyli’den vazgeçmeyenler zorda olsa mücadele etmeye devam ediyorlar. Zaman zaman sohbet ettiğim kurum sahipleri, Sultanbeyli’nin geçmişinde yaşanılan olumsuzlukların üzerinden yıllar geçmesine rağmen zedelenen imajın düzelmemesine bir anlam veremiyor. Sohbet ettiğim kişilerden biri şu örnekleri vermişti. ‘Maraş’ta yapılan katliam, İzmir’in Menemen ilçesinde, katledilen Öğretmen yedek subay Kubilay, adı kirli işlere karışmış ‘Susurluk’, terörist yuvası diye anılan Şemdinli ve bir grup aydının yakıldığı Sivas olayları bile bu kadar olumsuz bir imaj şehirlerin üzerinde bırakmadı. Ama her ne hikmetse Sultanbeyli’nin çeşitli nedenlerden dolayı zedelenen imajı bir türlü düzelmiyor. O halde yapacağımız şey belli. Bize yapıştırılan olumsuz sıfattan kurtulmanın yolu isim değişikliğinden geçiyor. Uzmanlar, isim değiştirmenin hem kariyeri hem de hayatı değiştirmek olduğunu söylüyor. Aynı zamanda istenmeyen vakaların yaşandığı kentlerin isimlerini de değiştirmek, şehrin ruhunu ve fiziki yapısını olumlu yönde etkilediğini ifade ediyorlar. Bilimsel olarak yapılan araştırmalar verimli neticeyi ortaya koyuyor. İlçenin geleceğini olumlu bir şekilde etkileyecek ve yeni bir imaj kazandıracak isim değişikliği için bir sinerji oluşturmanın tam vaktidir. Oluşturulacak sinerji ile verimli ve güçlü bir enerji kazanarak geleceğe daha sağlıklı ve emin adımlarla yürüyebiliriz. Çoğumuzun doğup büyüdüğü, işini kurduğu, ekmeğini kazandığı, iş hayatına atıldığı ve dünyayı tanıdığı ilçemizden utanmaktan vazgeçelim. İlçe olarak hayata yeniden merhaba demenin ilk adımını atmaya var mısınız?
İlçenin isim değişikliği ile ilgili fikir belirtecekler için telefon numarası ve mail adresi (0216) 496 67 59 habertakipgazete@gmail.com