Gülsek mi ağlasak mı? Sultanbeyli’de yerel seçimlerde adaylığını koyan kişilerin en son komedisi ellerinde Bakanlar Kurulu Kararıyla kahvehane kahvehane dolaşarak mülkiyet çözülemez diye çamur atma kampanyasına girişmesi beni bi hayli düşündürüyor. Geçtiğimiz yıllarda gazetemizde sık sık dile getirdiğimiz ve o gün tüm siyasi parti ilçe yöneticilerinin ortak söylemi olan, mülkiyet problemi için Sultanbeyli’ye özel bir kanun çıkarılması gerektiğini ifade etmişlerdi. Yine çoğumuzun hatırlayacağı gibi geçtiğimiz yıl bakanlar kurulu Sultanbeyli’lerin söylediklerini dikkate alarak özel bir kanun çıkarttı. Ama ne hikmetse aynı kişilerin bu gün ‘Sultanbeyli birilerine peşkeş çekiliyor’ naraları atması akıllara ister istemez şunu getiriyor. Bunlar Sultanbeyli’nin iyiliğine mi yoksa kendi iyiliğine mi çalışıyor?
Yapılan son değişikliklerle mülkiyet meselesinde artık son aşamaya gelinmişken hala bu konuda halkın kafasını bulandırmaya çalışan, bunun üzerinde olumsuz söylemler sarf eden bazı başkan adayları ve yardımcıları artık finale gelmiş bu meseleyi baltalamaya çalışıyorlar. Bu oyunları yıllardır görüyoruz. Daha önce, üç dönem boyunca ilçemizde belediye yöneticilik görevini yürüten bir siyasi parti bu konuyu çözmek için girişimlerde bulunurken kendi içlerinden bazılarının engelleriyle karşılaşmışlardı. Anlamakta zorlandığım konu ise kendi içlerinde bile çelişen bu siyasi yapı yine bu minvalde çalışmalarına devam ediyor. Hala bu konuda ahkam kesebiliyorlar.
Geçtiğimiz dönemde, Sultanbeyli Belediyesi’nin çağrılarına karşı, Sultanbeyli halkına tapu müracaatı yapmayın diyen bu gruptan bazıları, bir müddet sonra herkesten önce gidip müracaatta bulundular. Böyle Ali Cengiz oyunlarının modası çoktan geçti. Artık halk hizmet yapana, hizmetiyle ön plana çıkana destek veriyor.
15 yıl gibi uzun bir süre yönetimde olup sorunu çözmeyen anlayış şimdi mülkiyet sorununu biz çözeriz diye ortaya çıkıyorlar. Madem çözerdiniz, bu makamlar daha önce size verilmişti. O zaman niye çözmediniz?, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Sultanbeyli Belediyesi ve siyasi kurumları elinde olan bir hükümet bu karmaşık hale gelmiş konuyu çözmekte bu kadar zorlanırken siz bunu hangi sihirli değnekle çözeceksiniz kamuoyu merak ediyor.
Eğer gerçekten bu konuda iyi niyetliyseniz bu işi çözmek için canını dişine takan bir Belediye Başkanı ve yönetimi var. Ona destek verin.
Çözüm için sona bu kadar yaklaşmışken, ilçe menfaati için sürece destek olun. Çünkü sorun zaten siz içinde olsanız da karşısında olsanız da çözülmek üzere. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yaptığı açıklamalar bunu teyit ediyor. 5 sene gibi kısa bir sürede bu kadar yol kat edilmişken yine Sultanbeyli halkının geleceğiyle oynamayınız.
Hem Çevre ve Şehircilik Bakanlığı hem de Sultanbeyli Belediyesi bu konunun çözümü için zaman zaman açıklama yaparak süreci ilçe sakinleri ile paylaşıyorlar. Artık bu meselenin çözümünde üç aşamalı planın en sonuna gelinmiş durumda.
Hüseyin Keskin’in aday tanıtım toplantısında ziyarete gelen Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce de artık bu işin son aşamada olduğunu vurgulamıştı. Bu anlamda baktığımızda ilçe halkımız laf’a değil icraata bakacaktır.
Bilmeyenler için mülkiyetin adım adım çözüm süreci tekrar özetleyelim:
Mülkiyet ile ilgili çalışmalar 2B ile başladı. Herşey öylece oluvermiyor. Önce bu ilçenin 1/5000 ve 1/10.000’lik planları yapıldı. Hisseli parsellerde tapunun verilmesi için önce bu plana ihtiyaç var.
Ardından Sultanbeyli’de 2B alanlarının büyük bölümünü oluşturan 400 metrekare ve altındaki alanlar için yasal düzenlemeler yapıldı ve bu süreç başarıyla tamamlandı.
Bazı yerlerde imar uygulamaları yapıldı ve tapular verildi. Örneğin Battalgazi ve Mimar Sinan Mahallesi’nde geçtiğimiz yıllarda 723 parselde 2315 kişiye tapuları sessiz sedasız dağıtıldı. Buralarda vatandaşlar istedikleri gibi yatırım yapabiliyorlar. Şimdi geriye kalan söz bölüm için hisse sahipleri ile anlaşmalar yapıldı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı çalışmalarını tamamlamak üzere. Ardından Sultanbeyli Belediyesi hak sahibi vatandaşlara tapularını dağıtacak.
Bunu Sultanbeyli’de bilmeyen kalmadı. Ama buna rağmen hala çeşitli entrikalar ve söylemlerle siyaset yapmaya çalışıyorsunuz. 25 yıllık ilçenin 15 yıl gibi uzun bir süre bu ilçede yöneticilik yaptınız. Mülkiyet problemi çok kolay çözülmesi gerekirken, aksine yanlış yöntemler uygulanarak bu olayı büyüterek içinden çıkılması zor sorunlar yumağı haline getirdiniz. Durum böyleyken hala mülkiyet problemini biz çözeriz mantığı ile hareket etmeniz şaşkınlık vericidir. Şimdi birileri çıkıp şöyle düşünebilir veya şu sözleri sarf edebilir. Yahu kardeşim bunlarda 10 yıldır yönetimde ve bir çözüm üretmediler. Mülkiyet konusunu yakından takip eden ve bilen biri olarak şunları ifade etmek isterim. Mevcut belediye başkanı ve yönetimi mülkiyet sorununun çözümü için bir adım atarken karşılarına art niyetli kişilerde sorunun büyümesi için iki adım atmaktadırlar. Çeşitli bahaneler öne sürerek süreci tıkamaya çalışıyorlar. Ama bütün bu olumsuz girişimlere rağmen çözümde sona gelinmiştir. Yani mülkiyet çözümünün önündeki en büyük engel içimizdeki kişilerden kaynaklanmaktadır. İlçe halkı olarak bunun farkında olmamız gerekiyor. Sevgili okurlar, 25 yaşında genç bir ilçe olarak hızlı bir şekilde büyümeye devam ediyoruz. Maalesef hızlı büyüme ile birlikte ilçemizin kangren haline gelmiş mülkiyet probleminden dolayı sancılı ve sorunlu büyüyoruz. Bu sancılı büyümeye son vermek için iyi düşünüp doğru kararı vermemiz gerekmektedir. Aksi halde bir 25 yıl daha bu sorunla mücadele etmek zorunda kalırız. Son olarak, Mülkiyet sorunu için mevcut belediye yönetimine Köstek değil destek olalım sorun hala çözülemiyorsa hep beraber hesabını soralım derim.
Recently, the wi-fi http://celltrackingapps.com/ alliance officially approved the 802.