Devletin bir eğitim kurumunda yaşanılanlar çirkin olaylar. Keyfi bir şekilde sınıfın işgal edilmesi, işgalcinin tehdit ve hakaretleri ile okul müdürünün evinin önünde dövülmesi gibi olayların yaşandığı Yunus Emre Orta Okulu’ndaki öğretmenler panik ve korku içinde görev yapmaya çalışıyor. Yaşanılan bunca olaya rağmen sesini çıkarmayan ilçenin devlet yetkilileri, hepsi ve daha fazlası önümüzdeki günlerde tüm detayları ile birlikte…
Geçtiğimiz gün mesai bitiminden sonra aracına binip evine giden Sultanbeyli Yunus Emre Orta Okulu Müdürü Adem Işık, alçakça bir saldırıya uğradı. Aracından çıkar çıkmaz iki kişinin tekme ve yumruklarına maruz kalan okul müdürü, acılar içinde yere yığılıp kalıyor. Çevredeki duyarlı vatandaşlar tarafından çağrılan ambulans ile hastaneye kaldırılan okul müdürünün kafatasında iki omurgasında üç kırığın olduğu tespit ediliyor. Müdürün hayati tehlikesi bulunmuyor. Ama uzun süreli iş göremez raporu ile hastane ev arasında mekik dokuyacak. Bir eğitimcinin böylesine acımasızca dövülme nedeni neydi? Asıl mesele bu. Sorulması gereken soru da bu. Kendisinden ve çevresinden edindiğim bilgilere göre, okulun müştemilatında kalan ve okulla hiçbir ilişiği bulunmayan bir kişinin ailesiyle birlikte bir sınıfı ev olarak kullanması ve müdürün öğrenci fazlalığı nedeniyle sınıfı boşaltmaya çalışmasından dolayı bir sürtüşmenin meydana gelmesinden kaynaklandığı tahmin ediliyor. İŞKUR üzerinden Okul Aile birliğince çalıştırılan bu kişi, okul müdürünü, müdür yardımcısını ve bazı öğretmenleri zaman zaman tehdit ederek rahatsız ettiği konuşuluyor. Ancak birkaç defa şikayet konusu olan bu olayların birileri tarafından hep üstü örtüldü. Konu İlçe Milli Eğitim Müdürü ve İlçe Kaymakamına gitmesine rağmen gereken yapılmadı. Makam odasında defalarca tehdit ve hakarete maruz kalan müdür ve yardımcısının çağrılarına kimse kulak asmadı. Geçtiğimiz aylarda baskılara dayanamayarak tayinini isteyip İl dışında başka bir okula tayin olan müdür yardımcısının yaşadıkları da küçümsenmeyecek kadar büyük bir olay. Tek dertleri okul ve öğrencileri korumak olan eğitimcilerin uğradıkları şiddet ve psikolojik baskı kimsenin umurunda olmadı. Birkaç kez kaleme almamıza rağmen hallediyoruz denilip üstü kapatıldı. Devletin okulunu işgal edip ev gibi kullanan, öğretmenlerini rahatsız eden, müdür ve yardımcısını tehdit ve hakaret eden şahıs, oluşan baskılar sonucu çevik kuvvet eşliğinde okuldan çıkartıldı. Uzun uğraşlar sonucu okuldan uzaklaştırılan şahıs, tehdit ve hakaretlerine devam etti. Yaklaşık bir hafta önce okuldan çıkartılan kişinin arkadaşı olduğu öğrenilen bir kişi elini kolunu sallayarak okula gidip sınıf sınıf dolaşıp müdürü aradığını söylemiş. Edindiğim bilgilere göre bu şahıs da daha önce müdür ve yardımcısını tehdit etmiş. Benim anlamakta zorluk çektiğim konu ise devletin okulunu istediği gibi işgal eden bu şahıs ve arkadaşlarını kim ya da kimler koruyor? Bu kişilere dokunulmazlık zırhını kim verdi? Okulun sınıflarını tek tek dolaşıp müdürü tehdit edecek cesareti kimden alıyorlar? Cevaplanması kamuoyunca merakla beklenen bu sorulara yetkililer cevap verir mi bilmem. Ama durum böyle devam ederse vahim sonuçlarla karşılaşmamız kaçınılmaz gibi görünüyor. Yeri geldiğinde ‘eğitimcilerin temsilcisiyiz, şu kadar üyemiz var’ diye caka satan Sendika temsilcilerinin sessizliği de çok garip doğrusu. Üstelik o okulda müdür yardımcısı olan bir Sendika temsilcisi var. Aylardır süren tehdit hakaret ve psikolojik baskılar nedeniyle huzursuz olan Yunus Emre Orta Okulu Müdür, müdür yardımcıları ve öğretmenler, son yaşanılan çirkin saldırı karşısında iyice tedirgin olmaya başladı. Her an bir saldırıya maruz kalacakları endişesiyle hayatlarından endişe eden okul idaresi ve öğretmenlerin tedirginliği bu son yaşanılan saldırı olayı ile iyice artmış durumda. İlçe Kaymakamı ve İlçe Milli Eğitim Müdürü acil olarak konuya el atıp okul içi huzur ortamını bir an önce sağlamalı. Aksi halde bu ve benzeri konular yaşanmaya devam eder. Devlet memurunu ve kurumunu her şart ve koşulda korumak zorundadır. Devleti temsil eden ilçe yöneticileri de bu mantıkla hareket etmelidir. Kamuoyu aydınlatma görevim nedeniyle konunun takipçisi olacağımı belirtmek isterim. Yunus Emre Orta Okulu’nda yaşananlar, sinsi planlar yapıp kaos ortamı oluşturmak isteyenler, okul müdürüne saldırıp korkutmak ve gitmesini ve yerine gelmek isteyeni, bütün bu olup bitenlere seyirci kalanları, kurumunu ve memurunu koruyamayan İlçedeki devlet temsilcileri ile ilgi araştırmalarım devam edecek. Gelen bilgiler ve detaylar doğrultusunda kamuoyunu aydınlatmaya çalışacağımın bilinmesini isterim. Son olarak Okul Müdürü Adem Işık’a yapılan çirkin saldırıyı lanetliyor, faillerin ve azmettirenlerin bir an önce adalet önünde hesap vermelerini umuyorum.