Dünyada kaosun hakim olduğu bu günlerde insani bir olay veya güzel bir şeye hasret kaldık desek yeridir. Dünyanın birçok ülkesinde özellikle İslam coğrafyasında çocuk, kadın, yaşlı, genç demeden yapılan katliamlara sessiz kalan egemen güçlerin kirli amaçlarına karşı duran herkesin yanındayım. Haksız yere yerlerinden yurtlarından edilen insanların, hayatta kalmak için verdikleri mücadelenin yanındayım. Adaletsizliğe karşı savaşanların yanındayım. Hukuksuzluğa karşı savaşanların yanındayım. Kötülüğe karşı mücadele edenlerin yanındayım. Sapkınlığa, arsızlığa, ahlaksızlığa karşı duranların yanındayım. Sinsilere, insan müsveddelerine karşı mücadele edenlerin yanındayım. Hak yolunda koşanların yanında, haksızlık yapanların karşısındayım. Görüntüsüyle rahmani, eylemleri ile şeytani olanların karşısındayım. Arakan’da, Suriye’de, Mısır’da, Yemen’de, Libya’da, Lübnan’da, Afganistan’da, Pakistan’da, Irak’ta, Filistin’de soykırım ve zulme karşı mücadele edenlerin yanındayım. Kısacası zorbalığa, zalimlere karşı savaşanların yanındayım.
SU TAŞIYAN KARINCA
Dünya topyekûn savaş halinde, kimi vatan için, kimi bayrak için, kimi öldürmek için, kimi öldürtmek için, kimi yaşamak için, kimi yaşatmak için, kimi yok etmek için, kimi var etmek için, kimi inancı için, kimi ırkı için, kimi sevdası için, kimi zevki için, kimi mal mülk için, kimi hak hukuk için, kimi hizmet etmek için, kimi makam mevki için, kimi topluma fayda sağlamak için, kimi kendine fayda sağlamak için, kimi aç kalmamak için, kimi aç bırakmak için, kimi barınmak için, kimi servet için, kimi bölmek için, kimi bütünleştirmek için, kimi dua için, kimi beddua için, kimi hasta etmek için, kimi iyileştirmek için, kimi ekmek için ve kimi su için mücadele etmek adına savaşıyor, ölüyor ya da öldürüyor. Doğru tarafta, iyi tarafta ve hak tarafında olan tüm savaşlarda bende varım. Kral Nimrod (Nemrut) tarafından ateşe atılan Hz İbrahim’e su taşıyan karınca misali, hacmim küçük olsa da tarafım belli.
ACILARA KARŞI SEFA YAŞAYANLARA…
Küçük yaşta suça sürüklenen çocukları, darp edilen ve katledilen kadınları, hayattan koparılan taze fidanları, işsiz kalan babaları, tenceresi boş olan anneleri, yalınayak hayata tutunmaya çalışanları, ekonomik krizlerden dolayı geçinemeyip dağılan yuvaları, babasız veya annesiz kalan çocukları, sağımızda solumuzda hayat mücadelesi verenleri görmeyip zevk sefa içinde yaşayanlara karşı bir savaşım var.
İŞİNİ HAK DOĞRULTUSUNDA YAPMAYANLARA…
STK, Oda, Kooperatif, Vakıf vb kurumlarda olup sinsilik yapanlara karşı bir savaşım var. Yine bu kurumlarda olup açgözlülüklerinden dolayı daha fazlasını isteyenlere karşı bir savaşım var. Belediye ve devletin diğer kurumlarında yetkili bireylerin görevlerini eksik ve bireysel çıkar için yapanlara karşı bir savaşım var. Asgari ücret gündeme gelir gelmez zam yapan ev sahiplerine karşı bir savaşım var. Hizmete değil de reklam ve asılsız algı oluşturanlara karşı bir savaşım var. Ekonomik imkânlarını ve eforunu idare ettiği bölgeye harcamayan yerel idarelere karşı bir savaşım var. Sözlerini tutmayan, yol yürüdüğü kişileri yolda bulduklarıyla değişen kişilere karşı bir savaşım var. Bulunduğu bölgede ırksal ayrımcılık yapanlara karşı bir savaşım var. Yüzüne gülüp arkasından dedikodu edenlere karşı bir savaşım var. Kendi insanını küçük menfaatleri için satanlara karşı bir savaşım var. İbadet için yapılan camilerin alt katlarını sadece üç kuruş için kiralayan zihniyetlere karşı bir savaşım var. Faydalı hiçbir vasfı olmayıp kendine toplumun lideri veya kanaat önderi diyerek ortalıkta gezinenlere karşı bir savaşım var. Heyelan, deprem ve sel afetleri nedeniyle yıkılan yuvalar ve yok olan hayatlar üzerinde fırsatçılık yapan sırtlanlara karşı bir savaşım var. İşin özü insan görünümünde olup insanlığa karşı zulüm eden herkese karşı bir savaşım var. Çünkü ben bir insanım.
Evet ben bir insanım, duygularıma tercüman olduğunu düşündüğüm ve siz okurlarımla da paylaşmak istediğim Asaf Halet Çelebi’nin o muhteşem dizelerini aşağıya iliştiriyorum. Şiirin asıl teması Hz. İbrahim’in somut olarak savaştığı putların; günümüzde yerini, içinde putları her defasında yeniden üreten insanların içsel dünyalarıyla yüzleşmeye davet ediyor olmasıdır. ‘İbrahim’ şiiri putları kırmanın yeterli olmadığını, asıl meselenin yenilerini üretmemek olduğunu hatırlatır.
İBRAHİM
içimdeki putları devir
elindeki baltayla
kırılan putların yerine
yenilerini koyan kim
güneş buzdan evimi yıktı
koca buzlar düştü
putların boyunları kırıldı
ibrahim
güneşi evime sokan kim
asma bahçelerinde dolaşan güzelleri
buhtunnasır put yaptı
ben ki zamansız bahçeleri kucakladım
güzeller bende kaldı
ibrahim
gönlümü put sanıp kıran kim
Asaf Halet Çelebi