Anadolu Yazarlar ve Gazeteciler Derneği olarak düzenlediğimiz Güneydoğu Kültür Gezimizden edindiğim izlenimleri özet olarak sizlerle paylaşmak istedim.
Malatya
Yaklaşık 40 gazeteci ile Güneydoğu Kültür turumuzun ilk durağı kayısının başkenti Malatya oldu. Aslantepe Höyüğü, Silahtar Mustafa Paşa Kervansarayı, Seyir Tepeleri, Kapalı ve Açık Hava Müzelerini birer birer gezdik. Gastronomide önemli bir noktaya gelmiş Malatya’nın yöresel yemeklerinin tadına baktık. Yeşilyurt Belediyesi’nin misafiri olarak ağırlandığımız Malatya’da hem tarihe tanıklık ettik hem de bölgenin kültürel yapısı hakkında bilgi sahibi olduk. İki günlük ev sahipliği, konuksever ve samimi yaklaşımları ile bizleri mest eden Malatya halkına ve Yeşilyurt Belediye Başkanı ile ekibine candan teşekkür ediyorum.
Elazığ
Kültür gezimizin ikinci durağı kardeş anlamına gelen gakgoşların memleketi Elazığ. Tarihi Harput Kalesi ile başlayan gezimiz, Ulu Camii Eğik Minare, Arap Baba Mescidi, Keban Barajı ve dünyanın en genç doğal yollarla oluşan Çırçır Şelalesi ile hem tarihe tanıklık ettik hem Keban Barajının ve Çırçır Şelalesinin seyir keyfini yaşadık. Tarih, kültür ve doğa keyfini doyasıya yaşadığımız Elazığ’da Elazığ Valiliği, Elazığ Belediyesi ve Keban Belediyesinin misafirleri olarak ağırlandık. Yöresel yemeklerinin lezzeti yakın zamanda Elazığ’ın gastronomide önemli bir noktaya geleceğinin işaretidir. Mert, cömert ve konukseverliklerinden dolayı Elazığ yöneticilerine ve halkına çok teşekkür ederim.
Diyarbakır
Kültür gezimizin üçüncü durağı birçok medeniyetin iz bıraktığı, jeopolitik açıdan önemli bir kent olan Diyarbakır. Tarihi On Gözlü Köprü ile başlayan gezimiz, Ulu Camii, Dört Ayaklı Minare, Sur İçi, Eğil Kalesi, Dicle Nehri, Tarihi Hanlar ve konaklarla dolu dolu geçti. Diyarbakır’ın meşhur ve lezzetli kahvaltısını tarihi Zerzevan konağında yapma şansına nail olduk. Suriçi’nde serin bir konakta dengbejlerin duygu yüklü kürtçe türkülerine eşlik ettik. Diyarbakır’ın birbirinden meşhur yöresel yemeklerinin ve enfes ciğerin tadına bakmamak olmazdı. Kısacası tarihin ve kültürün beşiği olan Diyarbakır’ın insanı da candan, samimi ve konuksever. Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası ile TÜRSAB’ın misafirperverliklerinden dolayı teşekkür ederim
Şanlıurfa
Kültür gezimizin dördüncü durağı peygamberler kenti olarak bilinen ve 12 bin yıllık tarihe sahip Şanlıurfa. Balıklıgöl ile başlayan gezimiz, Hz. İbrahim’in doğduğu mağara olan Mevlid-i Halil Cami, Şanlıurfa Kalesi, tarihi hanlar, kapalı çarşı, tarihi MÖ 11400 yıllarına dayanan Göbeklitepe, dünyayı bilimle tanıştıran ilk üniversite ve konik kubbeli evler ile gündüz programı sona erdi. Şanlıurfa’ya gitmişken mırra’nın, Urfa Kebabının ve çiğköftenin tadına bakmadan, sıra gecesine katılmadan gitmek olmazdı. Tarih ve kültürel bilgi edindik, çiğköfte eşliğinde sıra gecesi ile ruhumuz şenlendi. Sıcak memleketin sıcak ve samimi yaklaşımları ile güzel anlar yaşadık. Konukseverliklerinden ötürü Harran Belediye Başkanı ve ekibine candan teşekkür ederim.
Gaziantep
Kültür gezimizin beşinci durağı olan ve halkının destansı direnişi ile Gazilik unvanı alan Gaziantep. UNESCO’nun aldığı kararla, Türkiye’nin öncü Dünyanın da sayılı gastronomi şehri olan Gaziantep’te ilk durağımız, Dünyanın dördüncü Türkiye’nin de en büyüğü olan Hayvanat Bahçesi ile başladı. Sırasıyla Zeugma Mozaik Müzesi, Mutfak Müzesi, Antep Kalesi ve Bakırcılar Çarşı ile gün içi gezimiz sona erdi. Gastronominin Başkentinde yöresel yemeklerin tadına bakmamak ayıp olurdu. Birbirinden enfes yemeklerin tadı ile şenlenen damağımız ile tarihi ve kültürel anlamda edindiğimiz bilgilerle Gaziantep gezimiz sona erdi. Gaziantep halkının samimi yaklaşımları ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanının misafirperverliği için teşekkür ederim.
Mardin
Kültür gezimizin altıncı durağı, kil mührünü elinde bulunduran ve kil yazısı ile öğrenmenin en önemli belirleyicisi, üç dilli şehir olarak adlandırılan Mardin. Mardin Kalesi ile başlayan gezimiz Mardin Ulu Cami, Kasımiye Medresesi, Deyrulzafaran Manastırı, Dara Mezopotamya Harabeleri, Dara Zindanı, eşsiz doğası ile cenneti andıran Beyaz Su, Mor Gabriel Manastırı, Eski Midyat evleri, Yeraltı Mağara ve Evleri ile birçok dizi ve sinema filmine ev sahipliği yapmış Midyat Devlet Konukevi ile gezimiz sona erdi. Farklı inanç ve farklı dillere mensup insanların bir arada huzurla yaşadığı bir kent. İnsanı kendine hayran bırakan antik mimarı yapısı, tarihi dokusu, insanlarının samimi yaklaşımı ve ikram severliği ile görenleri kendine hayran bırakan bir şehir. Kısacası girişte huzur bulduğumuz, gezi programımızın sona ermesiyle ayrılmak istemediğimiz tarihiyle, kültürel yapısıyla, samimi insanıyla bizde güzel ve huzurlu anılar bırakan kent. Midyat Belediye Başkanı ve ekibine misafirperverlikleri için en kalbi duygularımla teşekkür ederim.
Türkiye’nin tüm şehirleri, kasabaları dört mevsim eşsiz güzellikler sunan birer cennet köşesi gibidir. Her mevsim ziyarete açık, her mevsim sizi etkisi altına alan tekrar tekrar gitmek isteyeceğiniz yaşam alanları ile doludur. Her sokağını, her taşını, her binasını, manzarasını, doğasını, tarihi zenginliğini, kültürel yapısını, gastronomi zengini, insanlığın, ilimin, bilimin, bir arada yaşama kültürünün, medeniyetlerin beşiği, insanının mertliği, cömertliği, samimiyeti ile huzurla yaşayacağımız bir ülkeye sahibiz. Anadolu Yazarlar ve Gazeteciler Derneği olarak düzenlediğimiz ve 40 basın mensubu ile altı il yedi gün Güneydoğu Kültür Gezimizi büyük bir keyifle sonlandırdık. Hedefimiz Türkiye’nin yedi bölgesini gezmek. Bir nevi kültür elçiliği görevini gönüllü olarak üstlenerek bu keyifli seyahatlerde izlenimlerimizi sizlerle paylaşmak. Kültür gezimizin başlangıcından sonuna kadar bize her türlü desteği sağlayan herkese canı gönülden teşekkür ederim. Bir sonraki gezi turumuz Karadeniz ya da Doğu Anadolu olacak. Bir gezi planınız varsa hiç düşünmeyin yola koyulun. Rotanızı nereye çevirirseniz çevirin mutlaka keyif alacaksınız. Ama bana sorarsanız ilk durağınız Güneydoğu olsun.