deneme bonusu veren siteler
bahis siteleri bonus veren bahis siteleri malatya oto kiralama parça eşya taşıma canlı casino siteleri casino siteleri sex shop

Kirli ellerden Sultanbeyli’ye operasyon var: Tecavüz olayı gerçek değil! « Haber Takip

14 Haziran 2024 - 03:11

Kirli ellerden Sultanbeyli’ye operasyon var: Tecavüz olayı gerçek değil!

Kirli ellerden Sultanbeyli’ye operasyon var: Tecavüz olayı gerçek değil!
Son Güncelleme :

17 Mayıs 2024 - 17:04

2010-2013 yılında Sultanbeyli’deki bir okulda, 8. sınıf öğrencisi A.A’ya 15 kişi tarafından tecavüz edildiği iddiası ile açılan davanın yargılanması 07.04.2013 tarihinden beri devam etmekte. İddia edilen olaylar şimdi meydana gelmiş gibi servis edilerek kamuoyunu bu hususta yanıltmakta. 13 yaşında çocuk gibi gösterilen A.A’nın 27 yaşında ve evli olduğu öğrenildi. Olayla ilgili en önemli ayrıntı ise; Adli Tıp Raporuna göre tecavüz bulgusuna rastlanmadığı soruşturmanın başında tespit edildi. Kısaca özetleyecek olursak, Sultanbeyli’yi ve tüm Sultanbeylilileri zan altında bırakan bu olay tamamıyla gerçeği yansıtmamakta. Yapılan bu kirli operasyon doğrultusunda ilçe halkı, yetkililerden hesap sormalarını ve Sultanbeyli’yi temize çıkarmalarını istiyor. Konunun detayları haberimizde…

 

Sultanbeyli’de, 13 yaşındaki A.A.’nın 15 kişi tarafından tecavüze uğradığı iddiası ile ilgili devam eden davanın avukatlarından Av. Gülsün Doygun, dava ve kendisi hakkında ortaya atılan iddialara cevap verdi.

2010-2013 yılında Sultanbeyli’deki bir okulda, 8. sınıf öğrencisi A.A’ya 15 kişi tarafından tecavüz edildiği iddiası ile açılan dava devam ediyor. Davanın yargılaması 07.04.2013 tarihinden beri devam etmekte. Ancak kamuoyuna iddia edilen olaylar şimdi meydana gelmiş gibi yansıtılmış ve kamu oyu bu hususta yanıltılmakta. Kamuoyuna şuan 13 yaşında çocuk gibi gösterilen A.A 27 yaşında ve evli.

Adli Tıp Raporu’nda tecavüze uğramadığı ortaya çıktı

Av. Gülsün Doygun, A.A.’nın tecavüze uğramadığına ilişkin Adli Tıp raporu hakkında da şunları kaydetti: “Dosyada A.A.’nın beyanları, kendisinin 15 kişi tarafından; 2010 Ekim ayından 2013 Mart ayına kadar şantaj ve tehditle tecavüze uğradığı şeklindedir. A.A., iddia edilen tecavüz olayları ile ilgili 07.04.2013 tarihinde, abisinin, A.A’nın telefonundaki mesajları görmesi üzerine, aralarında tartışma çıkmış ve abisinin kendisine tokat atması üzerine A.A emniyete müracaat etmiş ve tecavüz iddiaları bu şekilde ortaya atılmıştır. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca; A.A; Adli Tıp Kurumuna sevk edilmiş; tecavüz iddiaları ile ilgili muayenesi yapılan; A.A’nın; tecavüze uğradığına dair tıbbi delillerin olmadığı tespit edilmiştir. Adli Tıp Kurumu’nun; 08.04.2013 tarihli raporuna göre; “müştekinin bakire olduğu ve akut fiili livatanın tıbbı delillerinden olan mühür tarzında ekimoz, kanamalı fissür gibi bulguların bulunmadığı akut fiili livatanın tıbbı delillerinin olmadığı” tespit edilmiştir. Somut ve bilimsel delil olan Adli Tıp Kurumu’nun raporu çerçevesinde A.A’nın tecavüze uğramadığı tespit edilmiş olmasından dolayı; sanıklar Fatih Akman ve Ali Kılıçcı’nın müdafiliğini üstlendim.”

Av. Gülsün Doygun: “Yanlış anlaşıldım”

Sanıklardan Fatih Akman ve Ali Kılıçcı’nın avukatı, Av. Gülsün Doygun, yaptığı basın açıklamasında, kendisi ve dava ile ilgili sosyal medyada ve kamuoyunda ortaya atılan iddialara cevap verdi. Duruşmada yargılamaya konu olayın maddi gerçeğinin ortaya çıkarılması için A.A’ya soru yöneltmek istediğini söyleyen Av. Gülsün Doygun, “Sormak istediğim soru ile ilgili maksadım yanlış anlaşılmış ve olay basın gündemine bu şekilde yansıtılmıştır.” diyerek, şu bilgileri paylaştı:

Her şeyden önce etek boyu sorusu 13 yaşında bir kız çocuğuna sorulmuş değildir. 13 yaşında bir kız çocuğuna böyle bir sorunun yöneltilemeyeceği konusunda herkesten daha çok idrak ve hassasiyet sahibi olduğumu da kamu oyuna saygıyla bildiririm. Bu soru 27 yaşında olan A.A’ya 18.04.2024 tarihindeki duruşmada sorulmuştur.

“Yargılamaya konu dosyada 15 kişi tarafından şantaj, tehdit ve tecavüze uğradığını iddia eden (A.A.)’nın Adli Tıp Kurumu raporunda tecavüz bulgusuna rastlanmadığı tespit edilmiştir. A.A’nın tecavüz iddiaları ile ilgili beyanlarının çelişkili ve inandırıcılıktan uzak olması sebebiyle o dönemde eğitim gördüğü okul öğretmeleri ve bayan sınıf arkadaşlarına ulaşıp A.A’nın iddiaları ile ilgili görüşme gereği duydum. 18.04.2024 tarihli duruşmadan birkaç gün önce okul öğretmeni ve sınıf arkadaşlarına ulaştım ve görüştüm. Zira A.A ifadelerinde bir kısım tecavüz olaylarının eğitim gördüğü okulun sınıfında meydana geldiğini ileri sürmüştür. Okul öğretmeni ve samimi olduğu bayan sınıf arkadaşlarına, o dönemde (2010 yılında) A.A.’nın okuldaki hal ve davranışlarında, üzgünlük, içine kapanıklık veya tecavüze maruz kalan bir insanın yaşadığı ruh hali yansımalarının olup, olmadığını sordum. Okul öğretmeni H.K. öyle bir yansımanın olmadığını; olsa zaten duruma müdahale edeceklerini ifade etti. A.A. ile yakın ve samimi ilişkileri olan bayan sınıf arkadaşları A.Y. ve G.T., A.A.’nın o dönemde ruh halinde, hal ve davranışlarında tecavüze maruz kaldığına dair bir yansımanın olmadığını; hatta A.A.’nın bazı davranışları ve okul forması olan etek boyunu kısaltması nedeniyle öğretmenlerinin sık sık ikazlarına maruz kaldığını beyan etmişlerdir. Duruşmada; A.A’nın okuldaki hal ve davranışlarında tecavüz iddialarına ilişkin bir yansımanın olmadığına ve mahkemenin bu hususa dikkatini çekmek istediğim için, yani “okul öğretmenlerinin etek boyunu kısaltmaması ve daha usturuplu davranması ile ilgili uyarıları var mı” sorusunu sordum. A.A’nın, tecavüz iddialarına rağmen o dönemde; iddia edilen tecavüz olaylarına ilişkin hal ve davranışlarına yansıyan olumsuz bir durumun olmadığını ispat bakımından 18.04.2024 tarihindeki duruşmada şu an 27 yaşında olan A.A ya yönelttiğim soru; maalesef başka boyutlara vardırılmış; bu soruyu sanki ben 13 yaşındaki bir kız çocuğuna başka bir maksatla sormuşum gibi lanse edilerek şahsım, mesleğim, ailem hak etmediğim, çok yoğun ve acımasız saldırıların odağı haline getirilmiştir. Gülsün DOYGUN olarak insanları; ne giyim kuşamlarına ne cinsiyetlerine ne inançlarına ne mesleklerine ne de mensup oldukları kurum ve kuruluşlara göre yargılamam ve asla öyle bir bakış açısına da sahip değilimdir. Kaldı ki insani bir bakış açısı da zaten bunu gerektirir.
Hakkımda korkunç bir karalama politikası yürütüldü A.A’yı tehdit ettiğim iddiası asılsız ve korkunç bir iftiradır.

Konunun haber yapılmasını istemedi

Av. Gülsün Doygun, davanın katılanı A.A.’yı tehdit iddialarına ilişkin de şunları ifade etti: “Yargılamaya konu olayın katılanı, A.A şu an 27 yaşında olup, evlidir. A.A. ve ailesi 14 yıl sonra yargılamaya konu olayın haber yapılması ile ilgili rahatsızlık duymuş ve konunun haber yapılmasını istememişlerdir. 13 Mayıs 2024 tarihinde yargılamaya konu olayın haber yapılması ile ilgili rahatsızlıklarına vakıf oldum, katılanın annesi ile birlikte haberin yapılmaması ile ilgili gün boyu yoğun telefon trafiği yaparak, haberi yapan basın görevlisi ve haberi yapan kurumun yetkilisi ile görüştük, ricada bulunduk. Haberi yapan kurumun yetkilisi, haber konusunda katılanın ailesinin hassasiyeti nedeniyle haberlerin görsel basında yayınlamayacağını tarafıma bildirdi.14.05.2024 tarihinde de haberin sosyal medyada paylaşılmaya devam etmesi nedeni ile aynı gün A.A ve eşi ile birlikte haberle ilgili erişim engeli müracaatı için İstanbul Anadolu Adliyesinde görüştük. A.A ve tarafımca habere erişim engeli getirilmesi ile ilgili ayrı ayrı Sulh Ceza Hakimliği’ne müracaatta bulunuldu. Sanık müdafi olmama rağmen sadece insani mülahazalarla; A.A ve annesine bu süreçte yardımcı olmama rağmen; A.A’nın ad ve soyadlarını kamuoyunda paylaşacağım yönünde tehdit ettiğime dair iddialar akıl almaz ve korkunç bir iftiradır. Bir kadın ve anne olarak onuruma, şerefime, kişiliğime, mesleğime yapılan bu saldırılar nedeni ile çok derin bir üzüntü içerisindeyim. Bu korkunç iddiaların kesinlikle doğru olmadığını; olayların, özü ve esası çarpıtılarak hakkımda korkunç bir karalama politikası yürütüldüğünü kamuoyuna saygı ile bildiririm.”

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.