ODA TV davası gergin başladı « Haber Takip

17 Ocak 2022 - 03:41

ODA TV davası gergin başladı

ODA TV davası gergin başladı
Son Güncelleme :

27 Aralık 2012 - 14:22

ODATV davasının 15’inci oturumu yine gergin başladı. Adliyedeki görüntü sistemlerinin yenilenmesi çalışması kapsamında daha önceki duruşmaların yapıldığı büyük salondaki görüntü sistemleri de değiştirildiği için duruşma yaklaşık 30 kişilik olan küçük salonda yapıldı. Salonun küçük olması nedeniyle her sanık için bir avukatın alınacağı belirtildi. Bunu protesto eden sanık avukatları duruşma başlayınca salona girmedi.Gazeteciler Nedim Şener, Ahmet Şık ve Soner Yalçın’ın sanık olarak yargılandığı Odatv davasının 15. duruşması başladı. Çağlayan’daki Istanbul Adalet Sarayı’nda bulunan Istanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 3’ü tutuklu 13 sanıklı duruşmaya tutuklu sanıklar Soner Yalçın, Yalçın Küçük ve Hanefi Avcı getirildi.Çağlayan’daki Adalet Sarayı’ndaki duruşmaya Ahmet Şık, Nedim Şener, Doğan Yurdakul’un da aralarında bulunduğu 10 tutuksuz sanık katıldı.MILLETVEKILLERI ILE MAHKEME BAŞKANI’NIN SALON TARTIŞMASIDuruşma öncesinde CHP Milletvekilleri Emine Ülker Tarhan, Ilhan Cihaner ve Mahmut Tanal, Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci ile görüştü. Milletvekilleri Başkan Ekinci’ye duruşmanın neden büyük salonda değil de küçük salonda yapıldığını sordu. Mahkeme Başkanı, milletvekillerine küçük salonu gezdirerek, diğer salonda kamera sisteminin yenilendiğini belirtti. Milletvekilleri ile Mahkeme Başkanı Ekinci duruşma salonu konusunda bir süre tartıştı. BAŞKAN EKINCI’DEN SALON AÇIKLAMASIDaha sonra tutuklu sanıklar salona alındı. Sanıklar izleyiciler ile bir süre sohbet etti. Daha sonra mahkeme heyeti salona girdi. Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci, “Tüm adliye içinde 2 aydır görüntülü ifade sisteminde yenileme var. Bu sistem ile burada bir dava görülürken Diyarbakır’daki birinin ifadesini alabileceğiz görüntülü olarak. Bu nedenle çalışma yapılıyor. Yedek olarak sadece bu kameralı sistemin olduğu salon ayrıldı. O yüzden duruşmayı burada yapıyoruz.”dedi.AVUKATSIZ DURUŞMAYA ŞIK’TAN TEPKIÖte yandan duruşmaya ilk etapta sanık avukatları katılmadı. Her sanık için bir avukatın girmesi yönünde güvenlik görevlilerine talimat verildi ve avukat listesi bırakıldı. Ismi olmayan avukatların içeri girmeyeceği belirtildi. Başkan Ekinci duruşma başladığında Yalçın Küçük’ü tahliyeye ilişkin taleplerini söylemesi için kürsüye çağırdı. Yalçın Küçük’ün kürsüye geçmesi üzerine davanın sanıklarından Ahmet Şık ayağa kalkarak “Avukatlar olmadan yargılama yapıyorsunuz. Bunun tutanağa geçmesini istiyorum” dedi. Şık’ın avukatlar olamadan duruşmanın başlamasına tepki göstermesi üzerine mahkeme başkanı Mehmet Ekinci, Şık’ı yerine oturması için uyararak “Gelmek isteyen gelebilir. Biz avukatları da herkesi de alacağımızı söyledik. Zorla duruşmaya alacak halim yok. Avukatlarında yeri boş isterlerse gelip oturabilirler. Görüyorsunuz herkesi aldık” diye yanıt verdi.   Şık’ın “Zorla içeri almıyorsunuz ama” demesi üzerine ise başkan Ekinci, “Sizinle polemiğe girmeyeceğim. Yerinize oturun lütfen” dedi. Bu sözlü tartışmanın ardından Şık yerine oturdu. AVUKATLAR 10 DAKIKA SONRA SALONA GELDILERDaha sonra tutuklu sanık Yalçın Küçük’ün savunmasına geçildi.  Küçük’ün sözlerine başlamasından yaklaşık 10 dakika sonra da avukatlar salona geldiler. Küçük’ün avukatı Hasan Fehmi Demir, sanık avukatlarının salona giremediğini söylemesi üzerine Başkan Ekinci, “”Nasıl giremiyor?” diye sordu. Avukat Demir, “Isterseniz kalkıp bir bakın. Güvenlik görevlilerine bir liste verilmiş. Avukatların isimleri var. Listede benim adım yok” diye tepki gösterince başkan Ekinci de “Olur mu öyle şey?” dedi. Avukatların kendilerine ayrılan bölüme oturmasının ardından Yalçın Küçük sözlerine devam etti. Bir süre savunması bölünen Küçük, yeniden savunmasına devam etti. BAŞKAN TEPKI GÖSTERDI, KÜÇÜK ÖZÜR DILEDIIddianamede PKK’yı, CHP’yi ve Odatv’yi yönettiğinin iddia edildiğini belirten Küçük, mahkeme heyetine “Vicdan yok mu sizde?” diye sordu. Bu sözlere sinirlenen Mahkeme Başkanı Ekinci, “Haddinizi bilin. Böyle konuşamazsınız. Oturun yerinize” diye sert tepki gösterdi. Bu tepki üzerine Küçük, “Özür dilerim. Içim yanıyor” diyerek konuşmasına devam etti. MAHKEME BAŞKANI: NEDIM BEYIN IŞI VAR, BITSIN GELECEKKüçük’ün savunmasına devam ettiği sırada salonun dışında bulunan bir izleyici bağırarak, “Nedim dışarı gelsin” dedi. Bu sözler üzerine Mahkeme Başkanı, “Nedim dışarı gelsin ne ya. Duruşma yapıyoruz. Nedim Beyin işi var bitsin gelecek” dedi. Bunun üzerine salonda gülüşmeler yaşandı.SONER YALÇIN: KÖTÜLÜK YOLUN SONUNA GELMIŞTIRKüçük’ün ardından tutuklu sanık Soner Yalçın savunma yaptı. Türkiye’de zalim bir kötülüğün yapıldığını, bu kötülüğün memlekete ihanet ettiğini belirten Yalçın, “Bu kötülük örgütlüdür ve ne yazık ki devlet içinde yuvalanmıştır. Düzenlediği tertiplerle insanları itibarsızlaştırmakta, hapse attırmaktadır. Fakat hesaplanmış bu kötülük yolun sonuna gelmiştir. Artık açığa çıkmaktadır” dedi.Başbakan Erdoğan’IN DINLENILMESINI ÖRNEK GÖSTERDISavunmasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ofisinde bulunduğu belirtilen böceklere değinen Soner Yalçın, “Baksanıza Başbakan Erdoğan bile kendisinin dinlendiğini, ofislerinde dinleme cihazı böceklerin bulunduğunu açıkladı. Şimdi sıra bu böceği yerleştiren kötülük merkezini ortaya çıkarmaya geldi. Buradan açıklıyorum, biz bu tertipçileri biliyoruz. Yazdık. Ve 2 yıldır da bu mahkeme salonundan haykırıyoruz. Bu tertipçiler: Deniz Baykal’a kaset komplosu yapanlardır. Bu tertipçiler: Bir değil, üç değil, beş-yedi değil 10 MHP’liye kaset komplosu kuranlardır. Bu tertipçilerin kim olduğu bellidir. Komplo yapacağı kişinin telefonunu dinleyecek, adım adım takip edecek, gizlice evlere girip kamerayı yerleştirecek, görüntüleri kaydedecek, montaj yapacak, yurtdışından internete sızdıracak ve hiç yakalanmayacak! Böylesine bir tertibi kim yapabilir? Sırtını devlete dayamadan; devletin istihbarat olanaklarına sahip olmadan bu tezgah kurulabilir mi, yapılabilir mi? Türkiye’nin merakla aradığı asıl derin devlet işte budur. Evet, biz bu tertipçileri biliyoruz; bunları yazdığımız için bize de komplo kurdular; bilgisayarlarımıza virüslü word dosyaları yükleyip bizi hapse attırdılar” diye konuştu.“DÜĞMEYE BASTILAR”Bu kötülük merkezinin hükümet tarafından bilindiğine dikkat çeken Soner Yalçın, “Tek eksik olan Türkiye’de bunları ortaya çıkaracak siyasi iradeye sahip olup olmamasıdır. Ama sanıyorum düğmeye bastılar. Çünkü biliyorlar ki, bu tertipçilerin şimdiki yeni hedefi Başbakan Erdoğan olduğu gün gibi açıktır. Bilinmez midir; kötülük sırtını mutlaka ihanete dayar. Devlet içindeki bu güç-iktidar çatışması kaçınılmazdır. Bu yaranın irini mutlaka yakında patlayacaktır” dedi.“BU TERTIPÇILERLE HESAPLAŞACAĞIZ”Sadece başarıya odaklı gazetecilik yaptıklarını belirten Soner Yalçın, “Bizi iddianamelerde terörist yapan silah-bomba değildir; bilgilerimizdir, yazdıklarımızdır. Gazetecilikteki kararlılığımızdır. Iş gerçeğe dayanırsa buradaki her gazeteci kimseye acımaz mutlaka yazar. Yazdık. Ve hapsedildik. Fakat hapse atılacağız, Silivri’de esir tutulacağız diye düşünmeyecek, araştırmayacak ve yazmayacak değiliz. Bugün dünden daha da kararlıyız, bu iki yıllık zorlu süreç irademizi çelikleştirdi. Erdemi bir zırh gibi kuşandık. Bu sebeple, bize yapılan bu kirli oyunu, pis entrikayı bir gün mutlaka ortaya çıkaracağız. Kimse merak etmesin, endişelenmesin, daha hapiste yatabiliriz ama herkes şundan emin olsun ki, biz bu tertipçilerle hesaplaşacağız. Devletin hangi makamında otururlarsa otursunlar; hangi karanlık-izbe yerlerde saklanırlarsa saklansınlar bu tertipçileri ortaya çıkaracağız, adaletin önüne getirilmelerini sağlayacağız.“BILIME IHANET ETTILER”Korku insanı yozlaştırarak esir alır bu nedenle TÜBITAK’ta çalışan o üç kişinin varsayımlarına yanıt vermeye gerek duymuyorum artık. Bunları konuşmak abestir. Sözüm ona kendilerine bilirkişi diyenler bilime ve kendilerine ihanet etmişlerdir. Sayın heyetinizden bir tek talebim var, sahte delil üreten devlet içindeki bu örgütlü kötülüğün ortaya çıkarılmasına yardımcı olunuz. Bilgisayarlara virüslü word dosyaları gönderen şebekenin ortaya çıkarılması için savcılığa suç duyurusunda bulununuz” ifadelerini kullandı.MIT VE EMNIYET’E SESLENDISavunmasında MIT ve Emniyet’e seslenen Yalçın, “Eğer bu ülkenin istihbarat örgütü MIT, komplo sonucu hapse atılan ve cezaevinde yaşamını kaybeden meslektaşları Kaşif Kozinoğlu’na yapılanların hesabını sormazsa yazıklar olsun onlara. Kozinoğlu’na yapılan tertibi açığa çıkarmazlarsa tarih önünde hep suç ortağı olarak anılacaklardır. Türk Polis Teşkilatı, bir kitap yazdı diye hayatı felaketlerle didik didik edilen emniyet müdürleri Hanefi Avcı’ya kendi içlerinden yapılan bu tertibi ortaya çıkarmazlarsa onlara da yuh olsun. Tarih onları da suç ortağı olarak yazacaktır. MIT’e, Emniyet’e sesleniyorum, bu iftiralar komplolar, tertipler atölyesini ortaya çıkarmak boynunuzun borcudur” ifadelerini kullandı.Soner Yalçın’ın savunmasının ardından salonda bulunan izleyiciler bir süre alkışladı. Bu alkışlara mahkeme başkanı Ekinci, “Burada konferans vermiyoruz” diye tepki gösterdi. ‘Bu davalar kurda kuzu postu giydirmek gibi’  

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.