Washington Büyükelçiliği’nde caz esintileri « Haber Takip

8 Aralık 2021 - 15:19

Washington Büyükelçiliği’nde caz esintileri

Washington Büyükelçiliği’nde caz esintileri
Son Güncelleme :

04 Aralık 2012 - 12:12

1940’larda, aralarında daha sonra dünyanın en tanışmış müzisyenleri haline gelen bir grup siyahi caz sanatçısının enstrümanlarından çıkan nağmelerin yankılandığı büyükelçiliğin tarihi ve görkemli rezidansı, Washington’da “2012 yılı” serisiyle, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da cazın merkezi oldu.Siyahi müzisyenlere kapılarını açan o dönemki Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Mehmet Münir Ertegün’ün oğulları ve Atlantic Records plak şirketinin kurucuları Ahmet ve Nesuhi Ertegün’ün anısını yaşatmak için düzenlenen konser serisinde, bu kez Cecile McLorin Salvant ve grubu sahneye çıktı.Vokalde Cecile McLorin Salvant, piyanoda Dan Nimmer, basta Paul Sikivie ve davulda Pete Van Nostrand’dan oluşan grup, seyircilere, müzik ziyafeti yaşattı. Ödüllü genç sanatçı Salvant, etkileyici sesi ve güçlü performansıyla izleyicileri büyüledi.Washingtonlıların her zaman olduğu gibi yoğun ilgi gösterdiği konser, Washington’daki siyaset, sanat ve iş dünyasını bir araya getirdi. Konsere ABD’nin eski Dışişleri Bakanlarından Madeleine Albright, BM Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Iyiniyet Elçisi ve The Thelonious Monk Institute Başkanı Herbie Hancock, ABD Dışişleri Bakanlığı Uluslararası Örgütlerden Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Esther Brimmer, ABD Dışişleri Bakanlığı Eğitim ve Kültür Işlerinden Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Ann Stock, Washington’da bulunan TÜSIAD Başkanı Ümit Boyner’in de aralarında olduğu çok sayıda üst düzey davetli katıldı.Gecede Büyükelçi Namık Tan’ın açılış konuşmasının ardından Ahmet Ertegün’ün müzik kariyerini anlatan bir video klip gösterildi.Hillary Clinton’dan mesajABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton da geceye gönderdiği mesajda, Ertegün Caz Serisi’nin bu son konserine katılamamaktan duyduğu üzüntüyü dile getirerek, konserin katılımcılarına içten selamlarını sunduğunu belirtti.“Büyükelçi Tan ve Türk Büyükelçiliği’ne, Türk Amerikalıların caz müziğine katkılarını kutlayan bu harika müzik serisine öncülük etmelerinden ötürü büyük minnet duyuyorum” ifadesini kullanan Clinton, bu tip konserler yoluyla, Türk ve Amerikan halkları arasında bağları güçlendiren kültürel alışverişi hayata geçirdiklerini, müziğe olan ortak sevgileri ve ortak dostluk bağlarının altını çizdiklerini kaydetti.Gecede bir konuşma yapan UNESCO Iyiniyet Elçisi Herbie Hancock da Türkçe “Iyi akşamlar” diyerek başladığı konuşmasında, Istanbul’un, UNESCO tarafından 30 Nisan 2013’te düzenlenecek Ikinci Uluslararası Caz Günü etkinliklerine ev sahipliği yapacak olmasından duyduğu mutluluğu dile getirdi.“Muhteşem bir kent” olarak nitelendirdiği Istanbul’un 2 bin yılı aşkın süredir önemli siyasi, dini ve sanatsal etkinliklerle bağdaştırıldığını ifade eden Hancock, şimdi de Türkiye’nin bu zengin ve yaratıcı mirasına Uluslararası Caz Günü’nün ekleneceğini belirtti.Hancock, Uluslararası Caz Günü’nün barış, sevgi, iletişim, ilim ve farklı gruplar arasında işbirliği ve bağların güçlenmesinin sembolü olması misyonuna Türkiye ve Istanbul’un destek verecek olmasından duyduğu minnettarlığı dile getirdi.Ahmet ve Nesuhi Ertegün’ün, kendisinin yakın arkadaşları olduğunu anlatan Hancock, onların caza katkısını her daim hatırlamaya ve onurlandırmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.Ertegün Caz Serisi’nin son caz konseri, Türk mutfağının tanıtıldığı resepsiyonla sona erdi.Büyükelçilik rezidansı ile caz müziği arasındaki tarihi bağ“Ertegün Caz Serisi” konserleri, ırkçılığın “hayal edilemeyecek kadar katı” olduğu, siyahilerin mekanlara arka kapıdan alındığı ve birçok yerde beyazlarla yan yana oturamadığı 1930 ve 1940’lı yıllar Washingtonu’nda Büyükelçilik kapısını caz müzisyenlerine sonuna kadar açan Türkiye’nin ikinci Washington Büyükelçisi Münir Ertegün ile oğulları Ahmet ve Nesuhi Ertegün’ün anısına veriliyor.Nesuhi ve Ahmet Ertegün, ırk ayrımcılığı nedeniyle siyahi vatandaşların şehrin büyük bölümüne giremediği dönemde onlarca siyahi caz sanatçısına prova yapmaları için Büyükelçilik Rezidansının kapılarını açmış, daha sonra ABD’nin en büyük plak şirketlerinden Atlantic Records’u kurarak, Ray Charles, Jesse Stone, Ben E. King, Neil Young ve Aretha Franklin gibi isimlerin meşhur olmasını sağlamıştı.O dönem bir güneyli senatör, öfkeyle, Büyükelçi Ertegün’e bir mektup göndererek, “Herkes bu siyahların ne olduğunu ve nasıl muamele edilmesi gerektiğini biliyor ama siz bunları ön kapınızdan sürekli içeri alıyorsunuz. Bu garip bir durum değil midir” sorusunu yöneltirken, Büyükelçi Ertegün senatörü hayretler içerisinde bırakan şu cevabı verdi:“Evet, biz ön kapıdan alırız dostlarımızı her zaman, siz de gelirseniz kabulümüzsünüz ama arka kapıdan alır, ağırlarız.”Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Namık Tan, Washington’daki görevine başladıktan hemen sonra bu hatırayı canlandırmak ve ABD tarihinin sorunlu bir döneminde Türkiye’nin siyahi Amerikalılara verdiği desteği en geniş şekilde kamuoyunun dikkatine getirmek amacıyla Jazz at Lincoln Center ile işbirliğine giderek caz konserlerini yeniden hayata geçirdi.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.