malatya oto kiralama parça eşya taşıma canlı casino siteleri casino siteleri sex shop slot siteleri deneme bonusu veren siteler
IDLAC Reklam

İstanbul’un Gizemli Taşları-2 « Haber Takip

13 Mayıs 2026 - 19:25

İstanbul’un Gizemli Taşları-2

İstanbul’un Gizemli Taşları-2
Son Güncelleme :

23 Aralık 2014 - 9:06

Dünyanın birçok yerinde gizemli taşlar mevcut. İstanbul’ da da bu türden gizemini koruyan çok sayıda dikili taş var. Araştırmacı Namık Talat Güraslan, parapsikolojinin ve spiritolojinin verileri ile bu konuya yaklaşım getirilebileceğini iddia ediyor.

 

Ayasofya ve dört mermer direk
Ayasofya Camii’nin güney tarafında dört adet mermer direk ve bunların üzerlerinde de 4 meleğin, yani Azrail, İsrafil, Mikail ve Cebrail’in resimleri bulunurdu. Bu melekler dört yöne doğru bakarlardı. Rivayete göre, yılda bir kez Cebrail resmi kanat çırpıp bağı­rınca doğu bölgelerinde bolluk olurmuş,. İsrafil resmi kanat çırpınca batıda kıtlık olur­muş. Mikâil resmi aynısını yapınca kuzey yönünde ortaya bir kahraman çıkarmış. Azrail resmi kanat çırpsa bu kez dünya çapında bir veba salgını olurmuş. Evliya Çelebi, bu tılsımın akıbetini şöyle anlatır:

“Hz. Muhammed zamanında meydana gelen depremler bunları yerle bir etmiştir. Bugün bunların direklerini Çukurçeşmeler bitişiğinde görebiliriz.”

Konstantin’in dikili taşı
At Meydanı yani Sultanahmet’teki Milyon-bar denilen yüksek sütun. Bir demir direğin çevresinde örülen 300.000 kadar taştan inşa edilmiştir. Sütunu yaptıran, Porfirojenetos adıyla da bilinen 7. Konstantin idi. Sütunun tepesine, ortadaki demir mile tutturulan mık­natıslı bir taş koydurarak mıknatısın demiri çekme özelliğinden ötürü bu sütunun kıya­mete kadar yıkılmasını engellemek istemişti. At Meydanı, diğer adıyla Hipodrom, bugün Sultanahmet Parkı’nın bulunduğu yerdi. Üze­rini kaplayan yaldızlı ve resimli bakır levha­lar, Haçlılar tarafından söküldü. Bazı kaynaklarda taşın üstünde tunçtan bir küre olduğundan da söz edilir.

Mısır’dan getirilen dikili taş
Yine At Meydanı’ndaki, dört köşe, yekpare, kırmızı bukalemun rengindeki bir diğer sütun da Teodosyos’un M.S. 390’da İskenderiye’den getirterek diktirdiği ünlü Dikilitaş’tır. Üzeri hiyerogliflerle kaplı olan ve yüksekliği 30 metreyi bulan Dikilitaş’ın kökeni, Mısır’ın Helipolis kentine uzanır. Patrik Konstantius, bu sütunun tepesinde bir yaldızlı kürenin bulunduğunu ve şiddetli bir lodos sırasında düşerek parçalandığını yazar. Dünyanın bugün ayakta duran en büyük dikilitaşı ola­rak Guinness Rekorlar Kitabı’na geçmiştir.

Teodosyos Sütunu

Yılanlı Sütun
At Meydanı’ndaki eski Spina’nın üzerindeki sütunlardan biri de Yılanlı Sütun’dur. Büyük Konstantin tarafından Delfi şehrinden İstanbul’a getirilip diktirilen bu sütun Hele­nistik devre ait abidelerin en eskisidir. Abide, ilk inşaatında 29 burmadan ibaretti ve üstün­deki üç yılan başına kadar 8 metre yüksekli­ğinde idi. Birbirine sarılmış olan yılanların vücutları 6,5 metre yükseklikte birbirlerinden
ayrılıyordu. Yılanların başları üstünde üç ayaklı bir altın vazo bulunuyordu.
Üç başlı ejderha şeklinde olan bu direğin, akrep, çıyan ve yılan gibi hayvanları kentten uzak tuttuğuna inanılırdı. Evliya Çelebi bu objenin etkisini nasıl yitirdiğini şöyle açıklar:

“Başının birisini bir yeniçeri kılıçla vurarak kırmıştır. O anda direğin tılsımı kısmen bozul­muş ve İstanbul’un içine yılan, çıyan, akrep ve benzer hayvanlar dolmuştur. Denildiğine göre, yarı yüksekliği, Sultanahmet Camii yapılırken toprak altında kalmıştır.”

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.