Sultanbeyli ve Sancaktepe her geçen gün daha fazla göç alıyor. Bu denli yoğun göçün olmasına karşın planlama yapılmaması büyük bir soru işareti olarak karşımızda duruyor.
Sultanbeyli ve Sancaktepe İstanbul Anadolu yakasında sürekli artan cazibeleriyle dikkatleri üzerine çeken iki ilçe. Avrupa yakasının neredeyse tamamen dolması, Anadolu yakasında ise Üsküdar, Kadıköy, Maltepe gibi ilçelerdeki kira yüksekliği sebebiyle dışarıdan göç en çok Sultanbeyli ve Sancaktepe ilçelerine oluyor. Sürekli göç almasının yanında savaş mağduru Suriyelilerin de en çok geldikleri ilçe olmaları şehri yaşanmaz hale geliyor. Belediye hizmetler noktasında tıkanırken, okullar eksik sınıflar 50-60 kişi, otobüsler tıklım tıklım, alt yapı iş göremez hale geliyor. Tüm bunların yanında bir de şehri daha cazip hale getirecek üst yapıların son hızla devam etmesi ise göçü arttırıyor. Okulların eksik olmasına karşın iki ilçede de alışveriş merkezleri yapımı devam ediyor. Altyapının sorunları ortadayken özellikle merkezi noktalara son derece şık peyzaj çalışmaları, saat kuleleri yapılıyor. Tüm bunların da bol bol reklamının yapılmasıyla ilçeler bir anlamda daha cazip hale geliyor. Altyapıda ciddi sorunların olmasını yağmur yağmadan göremeyen vatandaş her gün indiği merkezde son derece şık kaldırımları, süs bitkilerini görüyor. Okulda 50-60 kişilik sınıflarda okuyan öğrencinin velisi iki, üç kültür merkezinin etkinlik afişlerini görmesi eğitimli, kültürlü bir kent havasının hakim olmasını sağlıyor. Tüm yapılanın bir göz boyama olduğunu söylemeyiz. Fakat tapusu olmayan ilçeye peyzaj düzenlemesi, dün yazdığımız gibi okulunun parkının nüfusa göre eksik olduğu ilçede arazi satışı yapılmasının yorumunu siz değerli okuyucularımıza bırakıyoruz. Sultanbeyli ve Sancaktepe’de bir göç politikasının olmaması ve bu konuda önlemler alınmaması bir de üstüne ilçeyi dışarıdan daha cazip görünmesi her geçen gün ilçeleri daha yaşanmaz hale getiriyor.
Göçten Kaynaklı Sorunlar
Göç edilen kentte nüfus artar. Nüfus artış hızı yükselir. Genelde genç erkek nüfus göç ettiği için göç alan alanlarda erkek nüfusu artar. Tüm bunların ilçelere birçok olumsuz anlamda geri dönüşü olur. İşsizliğin yanı sıra, suç oranlarının artması, çarpık kentleşme, alt yapı eksikliği meydana getirmesi, sağlık eğitim gibi hayati alanlarda sorunlar oluşmaya verilen hizmetler yetmemeye başlar. Ayrıca göç farklı kültürlerin bir araya gelmesi sebebiyle çeşitli sorunların oluşmasına sebebiyet veriyor. Bu durum Sultanbeyli ve Sancaktepe’de ise en sık görülen olaylardan kent kültürünün olmaması sebebiyle her gelenin kendi yaşam tarzı, inançları ve kültürüyle başkalarını değerlendirmesi toplum içinde birlik ve beraberliğin olmasını zedeliyor. Tüm bu sorunlara ve her yıl artan nüfusa karşılık bu konuda ki önlemler son derece yetersiz ve planlamanın da olmaması şehri yaşanmaz hale getiriyor. Sancaktepe’nin mahalleleri arasında ki kültürel fark, Sultanbeyli’de ise tapu sorunu ile bir belirsizliğin olması bunların yanında birde sürekli göç almaları ve savaştan kaçan Suriyelilerinde gelmesiyle birlikte birçok sorun oluşması kaçınılmaz olarak görülüyor. Bu konuda yetkililerin ne gibi bir önlem aldığı ise şimdilik büyük bir soru işareti olarak karşımızda duruyor.
