Arıkan: ‘Sultanbeyli üzerinde oyunlar oynanıyor’ « Haber Takip

22 Ekim 2021 - 09:28

Arıkan: ‘Sultanbeyli üzerinde oyunlar oynanıyor’

Arıkan: ‘Sultanbeyli üzerinde oyunlar oynanıyor’
Son Güncelleme :

05 Haziran 2012 - 16:38

Avukat Halil İbrahim Arıkan, 2009 yerel seçimlerinde Saadet Partisi’nin Sultanbeyli Belediye Başkan adayı olarak çıktı karşımıza. O tarihlerde Sultanbeyli’nin Kentsel Dönüşüm alanı ilan edileceğini, TOKİ’nin Sultanbeyli’de proje yapmak için devreye gireceğini ve çalışmalardan dolayı Sultanbeyli halkının bu ilçeden göç etmek zorunda kalacağını anlatıyordu. Aradan üç yıl gibi bir zaman geçti. Geçen bu üç yıllık zaman zarfında çıkan yasalar ve hükümetin attığı adımlar Arıkan’ı haklı çıkarmaya başladı. Bizde HABER TAKİP gazetesi olarak Arıkan’la görüşüp, 2B ve Kentsel Dönüşüm gibi önemli konuları konuştuk. İşte, ortaya çıkan o söyleşi.

 

ARIKAN, SUSUKUNLUĞUNU HABER TAKİP’E BOZDU!

2009 Yerel seçimlerinde kahvehanelerde, toplantı salonlarında yaptığı konuşmalarda sürekli Sultanbeyli üzerinde rant çevrelerinin hesaplar yaptığını, yapılan hesapların içerisinde Sultanbeyli halkının olmadığını ve bundan dolayı 2009 yerel seçimlerinin belediye başkanını belirlemekten çok halkın kendi kaderini belirleyeceği bir seçimi yapacağını sürekli dile getiren Saadet Partisi Sultanbeyli Belediye Başkan Adayı Avukat Halil İbrahim Arıkan, aradan geçen üç yıl sonra suskunluğunu HABER TAKİP’e bozdu. Gazetemizden Recep Karakoç, Ömer Faruk Gerçek ve Vecdi Bayraktar’a konuşan Arıkan, son günlerde Sultanbeyli’nin gündeminde olan 2B ve Kentsel Dönüşüm konuları hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

 

ARIKAN: ‘SULTANBEYLİ İLE İLGİLİ BİR TAKIM HESAPLAR YAPILIYOR’

 

2009 yerel seçimlerinde Sultanbeyli halkına neler anlattığını hatırlatarak konuşmasına başlayan Arıkan, “2009 Yerel seçimlerinde Belediye Başkan adayı olarak bu konular üzerinde çalışmalarımız olmuştu. Bu konuları seçim döneminde gittiğimiz bütün yerlerde halkımıza anlatmıştık. Sultanbeyli’nin en büyük probleminin imar ve tapu problemi olduğunu mutlaka çözülmesi gerektiğini dile getirmiştik. Bu problemlerin kalıcı olarak çözülemeden hiçbir işin yapılamayacağını beyan etmiştik. Bu problem öyle ya da böyle çözülür ama ast olan vatandaşın lehine çözülmesidir.  Vatandaş mağdur edilmeden çözülmelidir demiştik. Bununla ilgili endişelerimizi şöyle dile getirmiştik. İstanbul’da nüfus artıyor, konut ihtiyacı var, arazi ihtiyacı var. Sultanbeyli’nin bir kısmı orman arazisi, bir kısmı hazine arazisi, bir kısmı 2B arazisi. Özel mülkiyete ait olan yerler hisse tapulu. Ve bu tapuların bir kısmı orada oturan vatandaşların elinde değil. Böyle ciddi bir problem var. Bu problemlerle birlikte Sultanbeyli’nin arazisi değersiz konumda. O arazilerde oturan insanlar, oturdukları yerleri gerçek değerinden satabilme imkânına sahip değil, çünkü imarı yok iskânı yok. Ama ortasından otoban geçen, havalına çok yakın, etrafı ormanlarla çevrili olan bir Sultanbeyli var. Ucuz fiyata ele geçirilecek bir yer. Bu durumda birilerinin iştahını kabartıyor. Sultanbeyli’nin üzerinde oyunlar var. Bir takım hesaplar yapılıyor’ demiştik.

 


 

 

 

 

 

 

 

ARIKAN: ‘RANT  ÇEVRELERİ’NİN SULTANBEYLİ HESABI VAR’

 

Sultanbeyli üzerinden bir takım grupların ciddi rant elde etme hesabı içerisinde olduklarını 2009 yılında gördüklerini ve o gördüklerini halka anlattıklarını söyleyen Arıkan: ‘ Bu nedenle bu seçim Sultanbeyli’de bir fırsattır ve bu seçimde insanlar verdikleri oy ile belediye başkanını belirlemekten ziyade, Sultanbeyli’de oturup oturmama kararını vereceği bir seçim yapacaklarını anlattık. Bunu neye dayanarak söyledik isterseniz o kısmı açayım. Sultanbeyli’de bir kentsel dönüşüm gerçekleşirse yeni şehir kurulur, toplu konutlar yapılır, lüks villalar yapılır, alışveriş merkezleri yapılır ve Sultanbeyli modern bir şehir haline gelir dedi. Gelir gelmesine ancak, şehir değişirken bugün burada oturan insanlar burada oturmaya devam edebilecek mi? diye sorduk. İstanbul’da ve ülkemizin çeşitli yerlerinde yapılan Kentsel Dönüşümleri insanlara örnekleri ile anlattık ve maalesef Sultanbeyli halkının burada oturamayacağı sonuçlarına ulaştık. Sultanbeyli’de oturan insanların yerlerine bir değer biçilecek ve tapusu ellerinde yoksa o insanlara bir enkaz değeri biçilecek. Tapusu olan insanların yerlerinde yapılacak yeni sitelerde ise fiyatlar yüksek olacağı için o insanlar, o yeni sitelerden yüksek rakamlardan daire alamayacak. Kentsel dönüşümü anlatırken Sulukule ve Başıbüyük bölgelerini örnek verdik. Ne oldu o bölgelerde?  İnsanların yerleri alındı yeni daireler teklif edildi ama insanlar alamadığı için başka yerlere göç etmek zorunda kaldı. Maltepe’den bir kısım insanlarda Sultanbeyli Mimar Sinan mahallesine yerleşti. Bu manada kentsel dönüşüm gerçekleşirse Sultanbeyli halkı mağdur edilir ve Sultanbeyli halkı göç etmek zorunda kalır dedik. Bu söylemleri biz 2009 yerel seçimlerinde söyledik. Aradan geçen üç yıl içerisinde çıkan yasalara bakıyor, gidişatı seyrediyor ve bizim söylediklerimizin ne kadar isabetli konuşmalar olduğunu bir kez daha iyice anlıyoruz” dedi.

 

ARIKAN: ‘RANT HESABI GÜDÜLMEZSE BU İŞ KOLAY ÇÖZÜLÜR’

 

Üç yıl önce Sultanbeyli halkını uyardıkları konusu üzerinde duran Avukat Halil İbrahim Arıkan, bugünde Kentsel Dönüşümde adaletli çözümün nasıl olacağını ortaya koydu.  Arıkan; “Çözüm nedir diye sorunuza şöyle cevap verebilirim. Piyasada tapu var ama karşılığında bir metre arazi yok. Belediyenin kanunlardan kaynaklanan, imarla ilgili, mevzuatla ilgili yetkileri var. Bu yetkileri kullanarak buradaki tapular en hesaplı, en makul şekilde tek tek bedel biçilir, hiçbir kâr ve rant hesabı güdülmeden belediyeye alınır ve bedel vererek arazisini alan insanlara satılabilir. Ondan sonra yapılacak imar planlarında, mümkün olduğunca hali hazırı koruyarak dönüşüm gerçekleştirilir. Siteleşmek, depreme dayanıklı yerler yapmak güzel. Ancak, yapılacak siteler hem İslami hem de insani olmalı. Yapılacak sitelerle insanları bir yere tıkarsanız hem komşuluk ilişkileri hem de dostluk ölüyor. Birinin cenazesi olduğu zaman yukarıdaki, komşun haberi olmuyor. Biz buna da karşıyız” dedi.

 

ÖRNEK PROJE YAPILARAK İNSANLAR DÖNÜŞÜME TEŞVİK EDİLEBİLİR

 

Şu yapılabilir. Üzerine binaların yapılmadığı boş arazilerde belediye bir dönüşüm yapar ve gönüllük esasına dayalı olarak insanları oraya çeker ve örnek bir çalışma yapabilir. Beş yıl Büyükşehir Belediyesinde, imarla ilgili çalışmalarımız oldu, çeşitli ilçe belediyelerine imar dersleri verdik ve Sultanbeyli’nin imarı ile ilgili nasıl çalışmalar yapacağımızı seçim beyannamelerimizde ortaya koyduk. Tabi Sultanbeyli’de yaşayan insanlarımızın bir kısmı bize güvendi ve oylarını verdi. İstanbul’da Saadet Partisi olarak en yüksek oyu Sultanbeyli’den aldık. Ama seçimin sonucu ortada. Seçimden önce yaşanan kaçak inşaatlar ve ülke genelindeki AKP rüzgârı belliydi. Nihayet seçimin üzerinden 3 yıl geçti ve Sultanbeyli’nin mülkiyet problemi ile ilgili gelişmeler de ortaya çıkmaya başladı.

 

SULTANBEYLİ HALKI KENTSEL DÖNÜŞÜM KARARINI UNUTMAMALI

 

Bakanlar Kurulunun Sultanbeyli için almış olduğu Kentsel Dönüşüm kararını insanların unutmaması gerektiğini hatırlatan Arıkan: “6 Ekim 2011 tarihinde Bakanlar Kurulu Kararı ile Sultanbeyli Kentsel Dönüşüm alanı ilan edildi ve kanunu sizin gazete halka duyurdu. Şimdi o kanun alıp incelediğimizde Sultanbeyli’nin tamamı Kentsel Dönüşüm alanı ilan edilmiş. Çıkan yasaya göre Sultanbeyli’de Kentsel Dönüşüm’ü yapabilmek yetkisi Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ve TOKİ’ye veriyor. Yasada bazı maddelere atıfta bulunuluyor. O maddelere baktığınızda imarla ilgili tüm yetkiler Çevre ve Şehircilik Bakanlığına veya TOKİ’ye veriliyor. Ne gibi yetki bunlar. İmar planı yapma yetkisi, imar uygulama yetkisi, inşaat yapma yetkisi veriyor ve kamulaştırma yetkisi veriyor. Bu yetkileri bakanlık kullandığı zaman vatandaş mağdur edilecektir. Bu sıkıntıyı ortaya koymak ve insanlara anlatmak üzere Saadet Partisi olarak önce basın açıklamamızı yaptık, muhtarlarımızı topladık, çözüm önerilerimizi ortaya koyduk” dedi.

 

 

BU İŞİN RANTI YENECEKSE VATANDAŞ YESİN!

 

Bakanlar Kurulunun almış olduğu kanun hükmünde kararnameyi muhtarlara ve sonrasında mahallelerde ‘halk meclisi’ adı altında mahalle halkına anlatmaya başladık. Şu anda bizim ortaya koyduğumuz çözüm önerilerini yapabilme gibi bir şansımız yok. Ortada seçim yok, mecliste vekilimiz yok. Hükümet olarak bu işi kesinlikle yapacağız diyorlarsa öncelikle vatandaşın eline tapusunu vermeleri gerekiyor. Vatandaş tapusunu aldıktan sonra müteahhitle kendisi baş başa kalmalı ve kendi kararını kendisi vermeli. Kat karşılığında olabilir veya vatandaş kendi arazisini satar memnun şekilde buradan ayrılır. Süreç böyle işlerse vatandaş daha az mağdur edilmiş olur. Kentsel dönüşümden dolayı oluşacak ciddi bir rant var ve rantın tamamını büyük firmalar değil de küçük çaplı esnaflar ve vatandaş yemeli. Bu durum bizim istediğimiz şekilde olursa Sultanbeyli’de yaşayan vatandaşlar olarak kendilere müteşekkir olacağımızı her zaman söylüyoruz.

 

FİYATLARIN YÜKSEKLİĞİNE TEPKİ GÖSTERDİK

 

Gelelim 2B mevzusuna. Uzun zamandır gündemde olan çeşitli defalarca veto edilen 2B yasası geçtiğimiz haftalarda yasalaştı. Kanun olması gerekiyordu ve olması iyi oldu. Fakat kanun çıktıktan sonra kafaları meşgul eden metrekarelerin yüksekliği sorunu var.  Bu rakamlardan HABER TAKİP gazetesi sayesinde haberdar olduk. O listeye baktığınız zaman Sultanbeyli’de 250 ile 800 TL arasında değişen yerlerin olduğunu gördük. Ortalama bir hesap yaptığınız zaman Sultanbeyli’de 250 ile300 metrekare arazisi üzerinde yaşayan vatandaşların ciddi paralar ödemesi gerekiyor. Sultanbeyli’de vatandaşın ekonomik durumu ortada. Rakamların yüksek olmasından sonra Saadet Partisi olarak Kent Meydanında bir basın açıklaması yaptık ve fiyatların yüksek olduğunu, aşağı çekilmesini istedik.

 

KENTSEL DÖNÜŞÜM KANUNU OLDUKTAN SONRA FİYATLAR DÜŞSE NE OLACAK

 

Şimdi vatandaş şu sıkıntıyı görmüyor. Hadi diyelim fiyatlar aşağı çekildi ve vatandaş arazisini alabildi. Ya Kentsel Dönüşüm işini ne yapacağız? Vatandaş 2B’de tapusunu alarak her şey bitti diyemeyecek ki. Bu kez de karşısına binan depreme dayanıklı değil sorunu çıkacak. Bu durum hem 2B’deki vatandaşlar hem de hisseli tapulu arazilerde yaşayan vatandaşlar için geçerli. Kısa vadede 2B gündem olduğu için insanlar bunu konuşuyor. Ama Kentsel Dönüşüm yasası daha sıkıntılı. Vatandaşımız daha arazisinin 2B’de mi, Hisseli Tapuda mı kalıyor bunu bile bilmiyor. İşi takip eden vatandaşlar, il defterdarlığından rakamları öğrendi ve baktı ki, sizin gazetede yayınlanan fiyatlarla aynı. Yetkililerin de bunu teyit eder tarzda açıklamaları oldu. Bu açıklamaları yine sizin gazetenizde okuduk. Fiyatların düşmesi için belediye başkanının çaba sarf ettiği söyleniyor. Bir ihtimal aşağı çekilmesi söz konusu olabilir ama bu çözüm değil. Yarı yarıya düşese ne olacak? Kentsel dönüşüm kapsamında bu insanlar yine rahatsız edilecek.

 

KENSEL DÖNÜŞÜMÜN BİR AMACI DA İNSAN PROFİLİNİ DEĞİŞTİRMEK!

 

Bakanlar kurulu kararı açıklandıktan sonra bakanın yaptığı açıklamalar tarzında bir proje hayata geçirilirse Sultanbeyli halkının buradan göç etmek zorunda kalacağını söyleyebilirim. Ne demişti Çevre ve Şehircilik Bakanı sayın Erdoğan Bayraktar, tapusu olmayan insanlara enkaz bedeli ödeyeceğiz, tapusu olan alanları ise kamulaştıracak ve bu alanlarda Kentsel Dönüşüm yapacağız demişti. Şimdi bu açıklamadan sonra siz ne yapacaksınız? Size soruyorum? Kentsel Dönüşüm sadece binaları yenilemek için yapılmıyor. İnsan modelini ve yaşam tarzını da beraberinde değiştiriyor. İstanbul bir finans merkezi olma yolunda. Burada yaşayacak ve bu finans merkezlerinde çalışacak bürokratların barınacak yere ihtiyacı var. Beyaz yakalı insan dediğimiz insan kesimi buraya göç edecek. Dolayısıyla burada yaşayan insanlar burada barınamayacak diye düşünüyorum.

 

BAŞKAN ÇALIŞIYOR OLABİLİR AMA MECLİS ÜYELERİ DAHİ BİLMİYOR

 

2B fiyatlarının belirlenmesinden önce Sultanbeyli Belediyesi’nin nasıl çalışıp çalışmadığı konusunda bilgi sahibi olmadıklarını dile getiren Arıkan: ‘Başkan sizin gazetenize bir açıklama yapıyorsa biz konulardan haberdar oluyoruz. Onun dışında belediyenin bir bilgilendirmesi yok. Meclis üyelerimiz 2B, Tapu, Kentsel Dönüşüm, Afet yasası ile ilgili defalarca soru sordular ama hiç birine cevap alamadılar. Neymiş bu işleri gizli götürüyorlarmış. Açıklanırsa fiyatlar yükselirmiş falan. Belki de Sultanbeyli Belediye Başkanının da bu konulardan haberi yok. Kentsel Dönüşüm yasası çıktığında çok iyi anladık ki, Sultanbeyli’nin kaderi Ankara’da çiziliyor. Belki de onun için diyorlardır başbakan buranın sıkıntısını çok iyi biliyor. Evet, başbakanımız biliyor ve Sultanbeyli’yi problem olmaktan kurtarıyor. Hem de kökten kurtarım. Onun için açıklama yapamıyor. Hem bu meclis üyeleri kim?  Bu halkın temsilcisi. Ama bırakın muhalefet meclis üyelerine bilgi vermeyi kendi meclis üyelerine bile bilgi vermiyorlar.

 

YETKİSİ YOKSA ETKİSİ VARDIR

 

Belediye Başkanının sadece AK Partililerin belediye başkanı olmadığını dile getiren Arıkan: ‘Bugün Sultanbeyli sıkıntılı günler yaşıyor. Başkanımızın yetkisi kalmamış olabilir ama etkisi vardır diye düşünüyorum. Gerekirse bakanların, başbakanın kapısında yatacak ve sorunu iletecek. Aynı partiden ve yüzde 70 oranında bir oy almış ilçenin belediye başkanı. Bundan daha iyi etki mi olur? Çözüm bu. Bu konu konuşulmalı. Tartışılmalı. Ötelenmemeli. Halı altına süpürmek daha kötü sonuçlar doğurur. Belediye Başkanımız bizim çalışmamızı kullansın. Muhalefet, gazeteler ve kamuoyu bu işten rahatsız diye yukarıya rapor versin.

 

BAŞKAN FACEBOOK’A GİRMEYE NASIL ZAMAN BULUYOR!

 

Belediye Başkanının, bilgilendirmeleri twitter ve facebook sayfasından yapıyor şeklindeki, sorumuza ise gülümseyerek cevap veren Arıkan: “facebook’ta yakın zamana kadar benim de hesabım vardı. 800 küsur kadar da arkadaşım vardı. Bırakın arkadaşların duvarda paylaştıklarını okumayı, özelime gelen mesajları okumaya bile zaman ve fırsat bulamadığım için facebook hesabımı kapattım. Belediye Başkanımız bu kadar yoğun işleri içerisinde facebook’ta yazı yazmaya zaman ayırabiliyorsa kendisini tebrik etmemiz lazım. İnşallah hem AK Parti hem de Hüseyin Keskin bey bu işin altından kalkabilir. Temennimiz ve duamız o yönde. Umarız bu sorunlar vatandaşın lehine çözülür de hepimiz rahatlarız.

Son olarak HABER TAKİP gazetesine teşekkür eden Arıkan, gazeteniz her gün bana geliyor. Yayınlarınız sayesinde birçok olaydan haberdar oluyoruz. Emeğinize teşekkür ediyorum, dedi.

 

 

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.