TARİH TEKERRÜRDEN İBARETTİR SÖZÜNÜ HİÇ BUKADAR SEVMEDİM

TARİH TEKERRÜRDEN İBARETTİR SÖZÜNÜ HİÇ BUKADAR SEVMEDİM

Fatih Sultan Mehmed, 567 yıl önce 29 Mayıs 1453’te şehri fethettiği gün ilk şükür namazını Ayasofya’da kılmıştı.

Üç gün sonra 1 Haziran’da ilk Cuma namazı için hazırlanan Ayasofya’da ordusuyla birlikte Fethi taçlandıran Fatih Sultan Mehmet, tüm bizansa adeta göz dağı veriyor, ‘Kostantiniye ve içindeki her şey Osmanlı İmparatorluğunundur’ diyordu.

Kutlu fetih gerçekleşmişti.

Peygamber efendimiz Hz. Muhammet Mustafa Sallallahu Aleyhi Vesellem’in iltifatına mashar olan kumandan ve ordusu, tebaasıyla birlikte yıllar boyu Ayasofya’yı cami olarak kullandı, Kutlu fethin ruhu buradaydı. Burada ibadet etmenin hazzı pahabiçilemezdi.

1923’te cumhuriyetin ilanından sonra cami olarak kullanılmaya devam etse de, Ayasofya 1931’de kapatıldı.

4 yıl kapısına tamamen kilit vurulan Ayasofya,1935 yılında Mustafa Kemal Atatürk’ün emri ve Bakanlar Kurulu kararı ile müzeye dönüştürüldü.

Cumhurbaşkanı Mustafa Kenal Atatürk’ün verdiği izin sonrası başlayan çalışmalar 15 yıl sürdü ve 1947’de tamamlandı.

Fatih Sultan Mehmed Han’ın vakfiyesinde, “bu vakfiyeyi bozanın lanet üzerine olsun” dediği, duvarları tam 481 sene Kur’an-ı Kerim tilaveti ve ezan sesleri ile yıkanmış Ayasofya Camii ibadete kapatılıyor ve “müze” haline getiriliyor…

Bazı kesim bunun Atatürk’ün hümanist düşünce yapısının bir sonucu olduğunu söyleyerek, yapılan eylemin Türk’leri köklerinden ayırmak, dinsiz bir Türk toplumu yaratmak olduğu gerçeğine makyaj yapsada, zaman içinde yapılan devrimlerden anlaşılacağı gibi, islamdan arındırılmış sözde çağdaş laik ve dinsiz bir toplum yaratılmaya çalışıldığı açıkça belli olmaktadır. Bunlardan en önemli olanları, ezanın yasaklanması. Tekke, medreselerin ve camilerin kapatılarak, Kur’an eğitiminin yasaklanması. Harf inkilabı ile alim ve ulamanın ve dahi halkın, atasının mezar taşını dahi okuyamayacak hale getirilerek cahilleştirilmesi. Kendi kültüründen yasak ve dayatmalarla uzaklaştırılan halkın isyan edenlerinin, tek suçu şapka takmaması olan tebanın meydanlarda sallandırılması.

Atatürk’ün, tehlikeli boyuta geçen hak ihlallerini sezip geri adım atma girişimlerinin sert ve kaotik planlarla engellenmesini tarihin sayfalarında hayretle okuyor, bugün dahi kendisini kullananları Allah’a havale ediyorum.

Üzülerek söylüyorum ki Türk milletinin İslam’sız ve ecdatsız bir millet olarak dayatılmış olan yaşam biçimi, jakoben bir yönetim talihsizliği olarak halkın yüreklerine kara bir leke olarak kazınmıştır.

Ayasofya’nın müzeye çevrilmesinin, sebebi neydi?..

Osmanlı’ın İstanbul’un fethindeki dünyaya verdiği o muazzam mesajı yok sayacak bir kararla , Ayasofya’yı ibadete kapatmanın Ali İslam’ın bekasına ve dahi Türk milletine ne gibi bir faydası var dı?..

Bu yazdıklarımı ve daha fazlasını anlattığım gençler, bunları dede korkut masalı gibi dinledikleri için, akıllarında ve yüreklerinde yeterince yer etmiyor.

Ancak bir şeyi iyi anlamanızı istiyorum. İslamı, yetim ve ümmi bir çocuğun omuzlarında yükseltip, dünyanın her yerine yayarak hakim kılan Allah’a yemin olsun ki, küffarın kirli eli İslam’ın üzerine her geldiğinde Allah bir yiğitle o kirli eli ve kirli tuzakları bozduracaktır.

Beklen gün her zaman geldi, gelmeye devam edecek.  Bin kere de tuzak kursalar, bir gün mutlaka tuzaklar bozulacaktır.

Özlenen ana şahitlitlik etmek için, millet biletini değil, abdestini aldı. Taş duvarların dile geldiği, hüzünle dolu 86 yıllık esaretinden kurtulan Ayasofya’nın iyadei itibarı 10 Temmuz 2020 de verilerek cami olarak kullanılmasının önü açıldı.

Ayasofya Camii’nin Miladı olan; 10 Temmuz 2020 de; Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan, ‘’Ayasofya’nın camiye çevrilmesi, Mescid-i Aksa’nın özgürlüğüne kavuşmasının habercisidir,’’ dedi ve bu kararın, İslam dünyasının dirilişinin de başlangıcı olmasını temenni ettiğini söyleyerek, İslam aleminin yüreklerinde yer tutan, dosta güven, düşmana korku salan o muzzam konuşmayı yaptı.

Fikri, imanı ve vicdanı hür olanlar ayakta alkışladı.

10 temmuz 2020 tarihe, istiklal ve istikbal mücadelesinin zaferi olarak geçmiştir.

24 Temmuz 2020 Cuma 86 yıl sonra Ayasofya’da kılınan ilk Cuma namazı Türk tarihine altın harflerle yazılacak.

Tarih tekerrür etti.

Ayasofya Camii aslına rucu etti.

Fatih Sultan Mehmet’in Bizans’lılardan aldığı Ayasofya’yı bir kez daha Bizans hizmetkarlarının elinden almış olmanın verdiği huzur ile, huzuru ilahide, Fatih gibi bir şükür secdesi de bize nasib oldu.

Elhamdülillah.

Sevilay Koç Dursun

YORUM ALANI

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.