REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Haber Takip

Kirli Senaryonun Oyuncuları Olmayalım

Kirli Senaryonun Oyuncuları Olmayalım
Ahmet Işıkdağ
Ahmet Işıkdağ( habertakipgazete@gmail.com )
0 views
21 Aralık 2013 - 16:22

Son günlerde Türkiye’de yolsuzluk adı altında yapılan operasyonların içeriğine bakılmaksızın fırsat kollayan, ortamı germe girişiminde bulunan kişilerin çoğaldığını bariz bir şekilde görmekteyim. Olayın çok derinliğine girmeden, kendimce bazı analizlerde bulunup sizlerle paylaşmak istedim. Baştan özellikle şunu ifade etmekte yarar görüyorum. Yolsuzluk, hırsızlık, fesat karıştırma işlerine karışan insanların hukukun karşısında suçlu bulunduklarında en ağır şekilde cezalandırılmalarından yanayım.

Siyasal alana müdahale mi?,

Özellikle belirtmek isterim ki nerede kim tarafından gündeme getirilirse getirilsin muhtevası ve muhataplarına bakılmaksızın yolsuzluk ve rüşvet iddialarının sonuna kadar araştırılması 75 milyon kişinin ortak arzusudur. Ancak yerel seçimler, Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve ardından genel seçimler sürecine girdiğimiz bu günlerde kamuoyunda siyasal alana müdahale etmek için ciddi bir çalışma olduğu görülmektedir.

Şekli de manidar zamanı da

Ama şu meşhur operasyona gelecek olursak; operasyonun şekli ve zamanı çok manidar görünüyor. Aldığım duyumlar üzerine bu operasyon ile ilgili süreç yaklaşık 1 buçuk yıldır devam etmekte idi. Ve yine duyumlarıma göre 6 ay önce konu ile ilgili soruşturmalar tamamlanmış. Bildiğim kadarıyla bir hukukçu olmamama rağmen mesleğimden dolayı fikir sahibi olduğum kadarıyla yargı sisteminde bir soruşturma tamamlandıktan hemen sonra yargı mensuplarının hukuk sistemini devreye koyduklarını ve yargılama sürecinin hemen başlatıldığını bilmekteyim. Ancak 6 ay önce tamamlanan soruşturmanın yargılama sürecinin 6 ay sonraya bırakılması bende derin şüpheler oluşturdu. Şöyle ki; Türkiye son 11 yıldır büyüme açısından önemli adımlar attı. Sadece bir alanda değil hemen hemen her alanda gelişim gösteren Türkiye’nin bu adımları bazı ülkeler ve mecralar tarafından rahatsız edici bulundu. Bu rahatsızlık ‘Türkiye’nin önünü nasıl keserim’ mantığı ile iç ve dış mihrakların tam teşekküllü harekete geçtiğini apaçık bir şekilde görmekteyim. Bu harekete geçiş Türkiye’nin kalkınması ve büyümesi için büyük çaba harcayan AK Parti hükümeti ve Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hiç kimseye boyun eğmeden, istikrarlı, kararlı,ve dik duruşundan kaynaklanıyor. Bu konuda biraz geriye gidecek olursak örneğin; İsrail’e karşı dik duruşu, Filistin’de ezilen Müslüman kardeşlerimizin yanında olması, diğer İslam ülkelerindeki Müslümanlara karşı yapılan haksızlık ve zulme karşı sessiz kalmayışının bazı iç ve dış mihrakları rahatsız ettiği için istenmeyen lider ilan edildi. Ayrıca ülke içerisinde yıllardır kanayan yara olan Kürt meselesini çözmek adına çözüm sürecini başlatmış oluşu ve yaklaşık bir yıldır bu konuda bir damla kanın akmayışı bazı çevreleri gerçekten de çok fazla rahatsız ettiğini görüyorum. Bunları toparlayacak olursak bundan öncesi ve şimdiki operasyonların kişilere yönelik olmadığını, tam tersi Türkiye’nin gelişmişliğini ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın koltuktan indirilmek istendiğini anlamak zor olmasa gerek.

 

Söylemler inancın izlerini taşır

Üzülerek belirtmek istediğim ve son günlerde bir çok fikir adamının sıklıkla dile getirdiği, Fetullah Gülen Hoca’nın söylemiş olduğu şu sözleri sizlerle paylaşmak istiyorum. “ Firavun size saldırıyorsa doğru yoldasınız, Firavun’da böyle yapmıştı. Bazı müminlerde kafir sıfatı olabilir, onlar Firavunlaşmıştır. Her kafirde de Firavun sıfatı olmayabilir.” Fetullah Gülen Hoca’nın alnı secdeye giden bir Başbakana sürekli Firavun kelimesini kullanmasını anlamış değilim.  Peki Firavun kimdir? Firavun İsrailoğulları kavminin peygamberi olan Musa a.s’ın en büyük düşmanıydı. İsrailoğlulları kavmi ise günümüz İsrail topraklarında yaşayan Yahudilerdir ve Yahudiler birbirlerine kızdıklarında kızdıkları kişiye ‘Firavun’ diye hitap ederler.  Allahu Teala bir ayetinde “ Sen olmasaydın hiçbir şeyi yaratmazdım” diye atfettiği peygamberimiz Hz. Muhammed sav’in de en büyük düşmanı Ebu Cehil idi. Biz Müslümanlar birbirimize kızdığımızda zaman zaman Ebu Cehil’e gönderme yapan cümleler kurarız. Yani bana göre bir kişinin söylemleri kendi inancından izler taşır. Ama ne hikmetse ‘Firavun’ kelimesi sürekli kullanılmakta. Bu da çok manidar değil mi?

Yerel fırsatçılar harekete geçti

Bunlara kısaca değindikten sonra gelelim bu olayların yerel komplikasyonlarına. Yazımın en başında bahsetmiş olduğum fırsat kollayanlar genelde olduğu gibi yerelde de maalesef harekete geçtiler. Uzun zamandır Belediye Başkanını ve yönetimini çeşitli dedikodular üreterek karalamaya çalışan bu kişiler yapılan son operasyonu fırsat bilerek operasyonların Sultanbeyli’ye de uzandığı dedikodularını yapmaya başladılar. Üzüldüğüm nokta ise bu tür dedikoduları yayanların bireysel menfaat ve çıkarları için her türlü yola başvurduklarını görmekteyim. Oysa ki; Sultanbeyli’de bu güne kadar göreve gelmiş Belediye Başkanları arasında halka en yakın, şeffaf, ilçesinin sorunlarını gidermek için en çok çaba harcayan, iyi hizmetlerde bulunan belediye başkanı Hüseyin Keskin ve yönetimidir. Bunları bariz bir şekilde ben de dahil olarak kamuoyu biliyor. Ama ne hikmetse siyaseten bir yerlere gelebilmek için çaba harcayan ve bazı aday adayları gerek AK Parti içi, gerek AK Parti dışı bu kişilerin yoğun bir şekilde çaba harcadıklarını üzülerek görmekteyim. Böyle düşünen insanlara şunları hatırlatmakta yarar görüyorum; son günlerde yapılan bu çirkin davranışların, ülkemiz üzerinde oynanan senaryoların, ve operasyonların bir parçası olmamak için bu tür davranışlardan uzak durmamız gerektiğini bilmemiz gerekir. Aksi halde ülkemiz üzerine uzanan bu kirli ellere hizmet etmiş oluruz.

Yazıma küçük bir not eklemek istiyorum. Son zamanlarda cemaate yakın kişilerin söylemiş oldukları şu sözleri sizlerle paylaşıyorum. Söylemler aynen şöyle, “ iktidarda sağ parti varken muhafazakar kesimler devlet kurumlarından tasviye ediliyor. İktidara sol bir parti gelirse muhafazakar düşünceye sahip kişilerin devletin çeşitli kademelerinde görev almaları mümkün olur.” Buradan şu anlaşılıyor; cemaatin AK Parti hükümetine karşı sert tutumunun CHP’ye zeytin dalı uzatışının nedeni bu olsa gerek. Tabi bu ne kadar doğrudur? Bunun takdirini siz okurlara bırakıyorum.

Adli operasyonlar ekonomiyi neden etkiliyor?

Yazımı sonlandırmadan önce bir hatırlatma yapmak isterim. Yazımdan şu anlaşılmasın, tamamen AK Parti hükümetini destekleyerek yanlışları veya eksikleri yoktur demiyorum. Benim dikkat çekmeye çalıştığım nokta son zamanlarda yapılan operasyonların tamamen hükümeti, Recep Tayyip Erdoğan’ı ve Türkiye’yi bitirme operasyonları olduğunu düşündüğümden dolayı kamuoyunu sağduyulu davranmaya davet ediyorum. Çünkü yapmış olduğum araştırmaya göre sıradan adli bir konunun ekonomiye her hangi bir zararının olmadığını gördüm ancak bu operasyonlarla birlikte; Dolar kuru: 2098 seviyesine yükseldi, Borsa %7.5 düşüş yaşadı, gösterge tahvil faizi 0.8 puan artarak %9.6 seviyesine yükseldi. Ekonomimiz 8 milyar dolar zarar etti. Adli bir operasyon neden ülke ekonomimizi bu kadar olumsuz etkiliyor, hiç düşündünüz mü?

 
It will be good to instruct you that https://essaynara.com/ this guideline must be followed religiously because it is the same line used by the ivy league schools and we also use this in providing cellular respiration lab report example to students.

REKLAM ALANI

(336x280px)

Anasayfa Sağ Bloka Esnek veya Sabit ölçülerde SINIRSIZ reklam alanını şablon olarak ekleyebilirsiniz. Şuan örnek olarak sadece 2 reklam kullanıldı.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.