REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Haber Takip

Tüm Dünyayı Etkisi Altına Alan
COVID-19 Salgınında SON DAKİKA Gelişmeleri
#BizBizeYeteriz Türkiyem! Korona yaz 8119'a gönder 10 TL bağışta bulun

Tabutlar çıkınca birbirimizin yüzüne nasıl bakacağız

Tabutlar çıkınca birbirimizin yüzüne nasıl bakacağız
16 Kasım 2012 - 12:23

DIYARBAKIR Bağımsız Milletvekili Leyla Zana, açlık grevindekilere destek amacıyla Meclis’teki odasında başlattığı eyleminin ilk gecesini uykusuz geçirdi. Zana, görüntü alınmasına izin vermeden bir grup gazeteciyle sohbet etti. Açlık grevindeki ilk gününü değerlendiren Zana, gece uyuyamamaktan yakındı. Zana, “Otele bile gitsem yerimi yadırgarım. Kaldı ki küçük bir oda ve sandalye. Uykusuzum. Hiç uyumadım” dedi. Açlık grevi süresince bir yere gitmeyeceğini belirten Zana, eylemi süresince Murat Bozlak’ın dah büyük olan odasını kullanacak. Zana, açlık grevinde yalnızca çay ve şekerli su içiyor.DÖRDÜNCÜ AÇLIK GREVIM Ilk kez 1988’de açlık grevi yaptığını belirten Zana, “88’in Şubat ayında başlamıştı ilk açlık grevi. Kürtçe ve tek tip kıyafete karşı bir grevdi. 1990 yılında cezaevi koşullarına karşı. 2000 yılında en uzun açlık grevimi yapmıştım. O zaman 30 gün sürmüştü. Hayata dönüş oprerasyonları ile herkesin hatırladığı bir dönem. Arada sanıyorum, HEP döneminde de kısa sureli bir eylem olmuştu. Ama net hatırladığım bu dördüncü açlık grevim” dedi.IKTIDAR ÇÖZÜM GETIRSINDaha önce Başbakan Erdoğan ile yaptığı görüşme hatırlatılarak çözümü Erdoğan’da görüp görmediği sorusuna Zana, bir Japon atasözü ile yanıt verdi ve “Malını yitirirsen bir şeyler kaybedersin. Onurunu yitirirsen çok şey kaybedersin. Ama umudunu yitirirsen her şeyini kaybedersin derler. Umut olsun istiyorum” dedi. Zana, iktidarın, sorunları öteleyerek değil, çözüm için irade koyarak bu işi sonuçlandırabileceğini ifade etti. Zana, şöyle devam etti: “Büyük bir fedakârlıkla demokratik zeminde taleplerini seslendirmek için bedenlerini açlığa yatıran gençlere bir ses olmak istedim. Bu ülke hepimize, Kürt’üne de Türk’üne de Arap’ına da herkese yeter. Kimliklerimizi olduğu gibi kabul edebildiğimiz zaman sorunlar çözülür. Açlık grevi yüzünden cezaevlerinden yüzlerce tabut çıkınca birbirimizin yüzüne nasıl bakacağız? Sorunlar ancak müzakere ile çözülebilir. Yüz yıl daha çatışılsa sonunda nasıl olsa masaya oturulacak. Çözüm başka türlü nasıl gelsin. En azından daha fazla zaman kaybolmadan, daha fazla can kaybolmadan konuşarak çözüm üretebilmeliyiz.”GANDHI DE YAPMIŞTIZaman zaman siyasi çevrelerden yapılan sert eleştirileri “Birbirimize karşı daha saygılı bir dil kullanmalıyız” diyerek yanıtlayan Zana, şöyle devam etti: “Siyasiler açlık grevine girmez deniyor. En saygın siyasetçilerden biridir Gandhi. O da açlık grevi yaptı. Bu bir sivil itaatsizlik, hak aramadır. 1980’li yıllarda Bulgaristan’da Türkçe’nin engellenmesine nasıl bir tepki gösterildiyse bu sorun da aynı şekilde düşünülmeli. Dilin önüne set çekemezsiniz. Kimseye ‘benim sana tayin ettiğim kadar dilini konuşabilirsin’ diyemezsiniz. Bu bir utançtır. Bu utanç Türkiye’ye yakışmıyor.”Beni ziyaret etmeyinZANA, açlık grevinin ilk gününde hükümetten veya iktidar partisinden kimseyle görüşmedi. Zana’yı, BDP’li ve bağımsız milletvekillerinin yanı sıra CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu da ziyaret etti. Kendisine çok fazla ziyaret talebi geldiğini de kaydeden Zana, “Beni ziyaret etmek isteyen çok fazla insan ve sivil toplum örgütü oluyor. Beni değil cezaevlerini ziyaret etsinler. Benimki başlangıç. 2 ay 5 gündür seslerini duyurmaya çalışan insanlar var” dedi.

REKLAM ALANI

(336x280px)

Anasayfa Sağ Bloka Esnek veya Sabit ölçülerde SINIRSIZ reklam alanını şablon olarak ekleyebilirsiniz. Şuan örnek olarak sadece 2 reklam kullanıldı.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.